Yeni seçim kanunu geliyor, Millet İttifakı ne yapacak? Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan Meclis'e giremeyecek mi? Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Gültekin Uysal ve Temel Karamollaoğlu İYİ Parti'den mi yoksa, CHP listesinden mi seçime girecek?

AK Parti ve MHP anlaştı, yeni seçim kanunu taslağını TBMM'ye sundu. Tasarının yasalaşması küçük partilerin ittifak yapmasının da bir anlamı kalmadı, ittifak içindeki partiler yüzde 7 oy aldığı takdirde Meclis'e vekil sokabilecek. İşte bununla ilgili çok önemli bir yazı yazan Korkusuz gazetesi yazarı Barış Yarkadaş, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu hatırlatması yaptı ve Millet İttifakı'nın işinin zorlaştığını yazdı.

Google Haberlere Abone ol
Yeni seçim kanunu geliyor, Millet İttifakı ne yapacak? Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan Meclis'e giremeyecek mi? Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Gültekin Uysal ve Temel Karamollaoğlu İYİ Parti'den mi yoksa, CHP listesinden mi seçime girecek?

Barış Yarkadaş'ın Korkusuz gazetesindeki "Millet İttifakı’nın zor tercihi…" başlıklı yazısı

AKP ve MHP’nin TBMM’ye sunacağı Yeni Seçim Kanunu, Millet İttifakı çatısı altında meclise girmeyi planlayan Gelecek, Demokrat, Saadet ve Deva Partisi’ni bu haliyle oyun dışında bırakıyor. Çünkü, yeni kanuna göre, bir parti meclise milletvekili sokmak istiyorsa, ülke genelinde en az yedi puan alması gerekiyor. Yeni kanun, HDP ile ittifak kurarak meclise kendi kimliği ile girmeyi tasarlayan TİP’i de meclis dışı bırakıyor. Keza, BBP de aynı kaderi paylaşacak gibi görünüyor.

İTTİFAK YAPMANIN ANLAMI KALMADI

Çünkü; yeni kanun meclisten geçtiği takdirde, mevcut sistem ortadan kalkıyor. Bunun anlamı, yüzde 7’lik oy oranına ulaşamayan partilerin, dahil oldukları ittifakın “artık oyları’’ndan faydalanamayacak olmasıdır. Dolayısıyla, adı geçen partilerin artık herhangi bir ittifaka parti logoları ile girmesinin bir anlamı kalmıyor. Yeni sistem, parlamento seçimlerindeki ittifak modelini de ortadan kaldırıyor. Bu partiler, eğer parlamentoda temsil edilmek istiyorsa, kendilerine yüzde 7 oy oranına ulaşan partilerin listelerinde yer bulmak zorundalar. Aksi takdirde, TBMM’ye girebilmeleri mümkün değil.

 

NEDEN CHP?

Yeni sistem, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Gültekin Uysal ve Temel Karamollaoğlu gibi isimlerin ya CHP ya da İYİ Parti listesinden milletvekili adayı olmasını zorunlu kılıyor. Medyadaki yorumlara bakılırsa, aklan gelen ilk parti CHP oluyor. Tüm yorumcular, ‘’Bu siyasetçiler, CHP adayı olarak meclise girerler’’ diyor. Nedense, kimsenin aklına İYİ Parti gelmiyor… Oysa ki; bu isimler İYİ Parti’ye daha yakın bir çizgideler…

İYİ PARTİ DAHA İYİ BİR SEÇENEK

Tabii bu isimler CHP ya da İYİ Parti listelerinden aday olmayı kabul edecek mi bilmiyoruz… Böyle bir niyetlerinin olup olmadığı da henüz netleşmiş değil. Ancak ben Babacan ve Davutoğlu’nun CHP listelerinden aday olacağına pek ihtimal vermiyorum. Böyle bir tercihte bulunmak zorunda kalır ve ‘’büyük bir parti’’nin çatısı altında seçime girme ihtiyacı hissederlerse bu partinin İYİ Parti olması gerektiğini düşünüyorum. Zaten doğru olanı da budur… Milliyetçi – muhafazakar isimlerin kendileri gibi düşünen İYİ Parti listesinde yer almaları hem kendilerini hem de seçmenlerini rahatlatacaktır. Zira; böylesi bir tercih, CHP seçmenini de Babacan ve Davutoğlu’na oy verme ve vekil yapma Zorunluluğundan kurtaracaktır.

CHP’NİN ZOR SINAVI

Bu bağlamda, CHP yönetiminin partinin seçmenlerinin duygu ve düşüncelerini hesaba katması şarttır. CHP farklı alternatifler varken Babacan, Davutoğlu ve ekibindeki bazı isimleri kendi listelerine yazarsa, istediği motivasyonu sağlayamayacaktır.

Görünen o ki; yeni seçim kanunu, AKP ve MHP’nin elini rahatlatacak, seçim oyunları Millet İttifakı’nı oluşturan partileri zor ve farklı tercihler yapmak zorunda bırakacaktır.

 

Başka bir seçenek daha var…

Gelecek, Deva, Saadet ve Demokrat Parti’nin yüzde 7 barajı ve yeni sistem yüzünden kendi logoları ile parlamentoya girebilmesi imkansız hale geldi. Bu partilerin önünde CHP ya da İYİ Parti’nin listelerinde yer alarak meclise girmenin yanı sıra bir alternatif daha var. O da adı geçen partilerin, tek bir çatı altında birleşerek seçime girmesi. Bu parti Demokrat Parti de olabilir, Saadet de… Eğer sistemli bir çalışma yapılır ve adı geçen partilerin milletvekili adayları tek bir parti çatısı altında seçime girerse, yüzde 7’lik baraj engeli belki aşılabilir. Bu da tüm partileri rahatlatır. Seçim bittikten sonra ise herkes kendi partisine döner.

HDP’nin oyları düşecek mi?

Yeni sistemin en çok merak edilen yanlarından biri de HDP’nin durumunun ne olacağı… Çünkü kanun yapıcılar, HDP’nin oylarının aslında yüzde 10’u aşamayacağını ancak yüzde onluk baraj sistemi yüzünden, CHP’li seçmenlerin HDP’ye oy vererek baraj engelini ortadan kaldırdığını iddia ediyordu. AKP ve MHP’lilere göre, barajın yüzde 7’ye çekilmesi, HDP’ye giden “emanet ve hormonlu oylar’’ı da durduracak. CHP’liler “HDP’nin nasıl olsa baraj sorunu kalmadı’’ diyerek kendi partilerine oy verecek.

Bakalım bu hesap tutacak mı? Yoksa tam aksine HDP oylarını katlayarak mı meclise gelecek?

Seçimde en çok merak edilen konulardan biri de bu olacak…

Millet İttifakı’nın işi zorlaştı

Yeni sistem, Millet İttifakı’nın ortak bir cumhurbaşkanı adayı çıkarmasını da zorlaştırıyor. Çünkü; yeni sistem, parlamentoya girmek için kurulan ittifakı anlamsız hale getiriyor. Sistem, MHP’yi parlamentoya sokup diğer küçük partileri oyun dışı bırakıyor. Uzun vadede “iki partili’’ bir sistemin alt yapısını kuran yeni seçim yasası, Millet İttifakı’nı bir araya getiren “parlamentoda çoğunluğu alma ve cumhurbaşkanını seçtirme’’ motivasyonunu sekteye uğratacak gibi görünüyor. Aynı sistem, HDP ile diğer muhalefet partileri arasındaki makası da açıyor.

Neresinden bakarsanız bakın, zor bir süreç…

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin