Ünlü sunucu, tencere tava protestosu yüzünden evini satışa çıkardı

Tenncere-tava çalarak Gezi'ye destek veren komşuları nedeniyle dairesini satılığa çıkardı.

Google Haberlere Abone ol
Ünlü sunucu, tencere tava protestosu yüzünden evini satışa çıkardı

Ünlü sunucu İkbal Gürpınar, Gezi Parkı olaylarının ardından evinin önünde tencere-tava çalarak protesto gösterisi düzenleyen komşuları nedeniyle dairesini satılığa çıkardı. Gürpınar, "Maalesef oturduğum sitede, kapımın önüne gelip tencere-tava çaldı ya komşularım. O kadar üzüldüm ki evimi satılığa çıkardım" dedi. 



Gürpınar, Rönesans Holding tarafından Kahramanmaraş'a kazandırılan Piazza AVM ve Yaşam Merkezi'nde düzenlenen imza gününde hayranlarıyla buluştu. Kendi yazdığı şiirlerini seslendirip hayranları için bol bol imza dağıtan Gürpınar, gördüğü ilgi karşısında da büyük mutluluk yaşadı. 



'Elbet bir gün' adını verdiği son kitabını da hayranları için imzalayan Gürpınar, taşıdığı umutlarını bu kitapta harmanladığını dile getirdi. Gürpınar, "Tatilden döndükten sonra evime kapandım ve biriken notlarımı kitaplaştırdım. Hedef kitlem belli. Beni en çok 40 yaş üstü hanımlar tanıyor ve seviyor. O yüzden puntosunu da büyük yaptım. Hiç gözlüğe gerek duymadan kitabımı okuyabilecekler" diye konuştu. 



Televizyon programlarına da bir süre ara vereceğini ifade eden Gürpınar, yaşam koçluğu merkezi açarak çalışmalarını bu yönde sürdüreceğini belirtti. Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Gürpınar, gösterilen yoğun ilgiyi halktan biri olmasına bağladı. Gürpınar, "Yani, 90-60-90 değilim. Tombişim. ve sevenlerimiz de 'bu kadın bizden' diyorlar. Bu da beni sevindiriyor" ifadelerini kullandı. 



Gazetecilerin yönelttiği soruları da cevaplandıran Gürpınar, Gezi Parkı protestolarının yaşandığı süreçte tanıklık ettiği anekdotları paylaştı. Oğlunun eğitim gördüğü okuldaki bir velinin protestolardan 15 gün önce, yaşanacak gerginlikleri tahmin ettiğini dile getiren Gürpınar, şöyle konuştu: 



"Anneler Günü etkinliğinde bir veli dedi ki; 'arkadaşlar altınınız varsa, paraya çevrilecek neyiniz varsa, arabanız olabilir, mal mülk olabilir. Derhal satın paraya çevirin.' Evimdeki misafirlerin de çoğu finansçıydı. 'Neden' diye sordular. Dedi ki; '5-10 güne kadar, maksimum 2 haftaya kadar Türkiye'de çok büyük bir şey olacak, çok zorlanacaksınız. Elinizde paranız olursa, millet çok sıkışacak, bankalar para satamayacak, insanlar ödemelerini yapamayacak, çok ucuza, çok güzel evler kapatabilirsiniz' dedi. 'Nereden duydunuz bunu' dedi finansçılar. 'Olacak' dedi. 'Kaynağını gösterin inanalım' dediler. Bu sene de belki oğlum aynı hanımefendinin oğluyla aynı sınıfta olacak ama bu benim için çok önemli bir bilgi. 'Söyleyemem bakın görün' dedi. 15 Mayıs'ta bu konuşmayı yaptık. 30'unda 15 gün sonra bu olay patlak verdi. Ben o hafta ilk olay çıktığında Paris'teydim. Daha sonra Avusturya'daydım, Almanya'daydım. Oralarda Türkiye hakkında yapılan yayınları bir görseydiniz. Sanki Türkiye'de herkes ayaklanmış, birbirine girmiş bu ülke bitmiş gibi göstermeye çalıştılar ." 



Bu süreçte sanatçıların takındığı tavrı da eleştiren Gürpınar, "En çok ona şaşırdım. Orada gördüğümüz insanlar, Türkiye'deki en çok para kazanan, en rahat yaşayan, özgürlüklerini sonuna kadar kullanan kişilerdi. Orada bana bir tane fakir, bir tane istediği gibi yaşayamayan, efendim magazin sayfalarında boy boy fotoğrafları olmayan bir insan göstersenize. Neleri yasaklanıyor? Eğer içki yasaksa, bunu yasaklayan Başbakan değil ki. Allah-u Teala yasaklamış. Tövbe haşa Allah'a da protesto çeksinler o zaman" şeklinde konuştu. 



Protestolar sırasında kendi yaşadığı sitenin de önünde tencere-tava çalındığını kaydeden Gürpınar, komşularının kendine yönelik yaptığı bu girişimi üzüntüyle karşıladığını ifade etti. Bu durum karşısında evini satmaya karar verdiğini belirten Gürpınar, şöyle devam etti: "Maalesef oturduğum sitede, kapımın önüne gelip bana tencere-tava çaldı ya komşularım. O kadar üzüldüm ki evimi satılığa çıkardım. Allah muhafaza, bu olaylardan sonra Tayyip Bey'e ve AK Parti'ye hiç oy vermeyi düşünmeyen insanlar bile eyvah demek ki bunun kadar güçlü bir Başbakan olmasaydı, işte Mısır, işte Suriye oraya dönerdik. Allahımız korudu yani bizi" diye konuşu. İHA


Sıradaki Haber İçin Sürükleyin