Cumhuriyet Gazetesi'nden Sierra cinayeti ile ilgili önemli 'detay'

Cumhuriyet Gazetesi, cinayete kurban giden Sarai Sierra cinayeti ile ilgili önemli bir konuyu gündeme getirdi.

Google Haberlere Abone ol
Cumhuriyet Gazetesi'nden Sierra cinayeti ile ilgili önemli 'detay'

Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, tanınmış kişilerin cinayet soruşturmalarında olay yeri araştırmalarında bir adli tıp uzmanı da görev alıyor. 



Cinayete kurban giden Amerikalı turist Sarai Sierra olayında ise, ekipte adli tıp uzmanı yer almıyor. Cinayetle ilgili çelişkili iddiaların ortaya atılmasının nedeni de bu.



Cumhuriyet'in konuyla ilgili haberi şöyle:



Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şevki Sözen, Türkiye’de rutin cinayet vakalarında, olay yeri incelemede adli tıp uzmanı bulunmadığını belirterek, “Ancak ölen kişi tanınmış, popüler biriyse adli tıp uzmanı olay yeri incelemeye davet ediliyor” dedi. Prof. Şebnem Korur Fincancı da, ölümle ilgili olay yeri inceleme ekibinden otopsi hekimine bir rapor gönderilmediğine dikkat çekerek, “Türkiye’de resmen kör otopsi yapılıyor. Bu nedenle davalar aydınlatılamıyor” ifadelerini kullandı.



İstanbul’da kaybolduktan 12 gün sonra cesedi bulunan ABD’li Sarai Sierra’nın ardındaki sır perdesi halen aralanmaya çalışılıyor. 21 Ocak’tan itibaren kendisinden haber alınamayan Sierra’nın cesedinin Sarayburnu’daki surlarda bulunmasının ardından, “alt kısmının çıplak olduğu”, “kafasına sert bir cisimle vurulduğu”, “tecavüze uğramış olduğu” ve “tecavüze uğramamış olduğu” şeklinde, birbiriyle örtüşmeyen iddialar ortaya atılıyor.



Adli tıp uzmanları, bu ve bu gibi vakalarda yaşanan hataların büyük oranda, olay yeri inceleme aşamasında adli tıp uzmanının bulunmamasından kaynaklandığını belirtiyor.



İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Şevki Sözen, Sarai Sierra olayında bulgular tamamlanmadan yorum yapmanın doğru olmayacağına dikkat çekti. Sözen, şöyle devam etti:



“Tabii en önemlisi, bugün Türkiye’de rutin cinayet vakalarında, olay yeri inceleme aşamasında adli tıp uzmanının bulunmuyor olması. Ölen kişi ancak tanınmış, popüler biriyse, adli tıp uzmanı olay yeri incelemeye davet ediliyor. Eğer her vakada, olay yerinde adli tıp uzmanı bulunsa, deliller doğru bir şekilde toplanacak, bir bütün halinde otopsi uzmanına ulaştırılacak. Ancak halihazırdaki uygulamayla deliller yok edilebiliyor. İleri ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında, olay yeri incelemenin adli tıp uzmanlarıyla birlikte yapıldığında, büyük başarılar elde edildiği görülecektir.”



Prof. Şebnem Korur Fincancı ise, devamını şöyle getirdi:



“Bu durum, soruşturmanın aydınlatılması açısından büyük bir eksiklik çünkü olay yerinde cesetle ilişkili olabilecek önemli delillerin toplanması konusunda ancak adli tıp uzmanı görüş bildirebilir. Kolluk görevlileri olayın oluş şekliyle ilgilenir, tıp eğitimi almış olan adli tıp uzmanıdır. Bugün Türkiye’de hukuk sistemi içerisinde böyle bir eksiklik olduğu biliniyor ancak kimse bu gerekliliği fark edemiyor.”



Prof. Fincancı, başka bir hayati konuşa daha dikkat çekerek, Türkiye’de “kör otopsi” yapıldığını iddia belirtti. Fincancı, sözlerini şöyle sürdürdü:



“Olay yeri incelemede değerlendirme yapılamadığı için, otopsi uzmanına herhangi bir rapor gitmiyor. Yalnızca ‘Bakırköy’de bir ceset’ üst başlıklı bir not gönderiliyor. Bu nedenle Türkiye’de kör otopsi yapılıyor. Otopsideki uzman, ancak 3. sayfa haberinden yola çıkarak cesedin araştırmasını yapıyor. Tabii bu durum, sonuca ulaşmada, olayı aydınlatmada büyük oranda olumsuz etki yaratıyor.”



Prof. Fincancı, olay nedeninin aydınlatılamaması anlamına gelen“negatif otopsi”de, Türkiye’nin dünya sıralamasında en üst sıralarda olduğuna dikkat çekti. (Meltem Yılmaz / Cumhuriyet)




Sıradaki Haber İçin Sürükleyin