AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'dan tv100'de kritik açıklamalar. Kılıçdaroğlu-Özdağ protokolüne çarpıcı yorum

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım tv100 Özel yayınına konuk oldu. Erdoğan Aktaş ve Cansu Canan Özgen sordu, Yıldırım yanıtladı. Yıldırım'dan gündemin sıcak başlıklarına canlı yayında çarpıcı değerlendirmeler.... Kemal Kılıçdaroğlu-Ümit Özdağ protokolüne ilişkin Yıldırım, "Burada 7 madde var, 7 maddenin altına gözü kapalı imza atarım. Bunlar doğru ama ittifak ortaklarından HDP bunların hiçbirine imza atmaz." dedi.

Google Haberlere Abone ol
AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'dan tv100'de kritik açıklamalar. Kılıçdaroğlu-Özdağ protokolüne çarpıcı yorum

Erdoğan Aktaş ve Cansu Canan Özgen tv100 Özel Yayını'nda AK Parti Genel Başkanvekili ve Türkiye Cumhuriyeti'nin son Başbakanı Binali Yıldırım'ı konuk etti.

Erdoğan Aktaş ve Cansu Canan Özgen soruyor, Yıldırım yanıtladı.

Kemal Kılıçdaroğlu-Ümit Özdağ protokolüne ilişkin Yıldırım, "Ümit Özdağ Zafer Partisi'nin aldığı oylarını mı yoksa ATA İttifakı'nın oylarını mı masaya koydu? Orada bir belirsizlik var. Burada 7 madde var, 7 maddenin altına gözü kapalı imza atarım. Bunlar doğru ama ittifak ortaklarından HDP bunların hiçbirine imza atmaz." dedi.

Yabancılara konut satışyla ilgili Yıldırım, "100 bin konutta 2 bin tanesinin başka uyruklulara satışı olmuş. Bizde de Türkler gidip başka bir ülkeden konut alabiliyor." ifadelerini kullandı.

Binali Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları:

(Zafer Partisi'nin Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleme kararı) Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin aldığı oyları mı masaya koydu? Yoksa ATA İttifakı adayı Sinan Oğan'ın oylarını mı masaya koydu? Veya ikisi de mi masaya koydu? Orada bir belirsizlik var. İttifak bileşenlerinin kim olduğunu biliyoruz. Altılı masa artı 1'di şimdi artı 2 oldu. Bu düzineye kadar gidecek. İhtiyaç olduğu kadar açıklanıyor. Kemal Bey, ittifak protokolünü imzaladı ama ittifak bileşenlerinden farklı farklı sesler gelmeye başladı. Kimisi 'biz ona tam yetki verdik, ona göre yapmıştır' dedi, kimisi 'protokolü basından gördük' dedi. Benim bildiğim kadarıyla bunların bütün işlemlerinde altı imza atılıyor ve sonra kamuoyu ile paylaşılıyordu. Burada görüyoruz ki tam bir mutabakat yok. Zafer Partisi, HDP gibi sonradan sisteme dahil olan bir parti olarak yer almış oluyor. İttifak ortaklarından HDP, bu maddelerin hiçbirine imza atmaz. İki gün içinde siyaset çok daha hareketlenecek.

"ZAFER PARTİSİ KATİYEN KATKI SAĞLAMAZ"

Zafer Partisi'nin desteği katiyen katkı sağlamaz. Burada güvensizlik tavan yapmış durumda. Siyasette ‘Dün dündür, bugün bugündür’ dönemi bitmiştir çünkü bugün herkes anlık takip ediyor. Söylenen her şey kaydediliyor ve insanlar bu çelişkileri görüyor

"EĞER 3. TUR OLSAYDI KILIÇDAROĞLU KIYAFETİNİ GİYER, MEHTER MARŞI’YLA VİYANA’YA DOĞRU YOLA ÇIKARDI"

1924 Anayasa'sının öngördüğü üniter devlet yapısıdır. Türkiye, parçalanamaz, bölünemez. Eyalet sistemine, özerklik sistemine kapalıdır. Bütün bunların altına imza atıyorsun ama bir tarafta bunların tersini söyleyen HDP ile de anlaşma yapıyorsun. Hangi Kılıçdaroğlu’na insanlar oy verecek? İkinci turdayız, bunun üçüncü turu yok. Eğer olsaydı Kılıçdaroğlu kıyafetini giyer, Mehter Marşı’yla Viyana’ya doğru yola çıkardı. Bu kadar hızlı değişim yaşayan bir aday karşımızda var.

"ÜMİT ÖZDAĞ İLE AYNI DÜŞÜNMEDİĞİMİZ BİR SIR DEĞİL"

Bizim Özdağ'ın mültecilerle ilgili söylemlerinde aynı düşünmediğimiz bir sır değil, bu bilinen bir şey. Güncel rakam 3.6 milyon Suriyeli var. Bunların hepsi geçici koruma altındalar, bunlar mülteci diye kayıtları yok değil. Aksi halde biz bu ülkeyi nasıl yöneteceğiz? Güvenlik sorunu oluşurdu, bunların hepsinin kaydı var. O konuda hiçbir sıkıntı yok.

Suriye’deki otorite boşluğunun kısa sürede biteceğini anlayınca, Ağustos 2016’da güvenli bölge kararı verdik ve ilk harekatı yaptık. İkinci harekat olarak Zeytin Dalı operasyonunu yaptık ve Afrin bölgesini kontrol altına aldık, böylece Hatay’dan Fırat Nehri’ne kadar olan bölgeyi güvenli hale getirdik. Yani güvenliği sınırlarımızın dışına kadar uzatmış olduk. Düzensiz göçü kontrol altına almış olduk. Bunlar gidecekler. 

Can güvenliği sorunu çözüldükçe gidecekler. Oluşturduğumuz şeride 500 bin kişi gitti. Şu anda İdlib’in kuzeyinde briket evler yaptırıyoruz, bir de 1 milyon 250 bin civarında yapılacak konut var. Suriye'nin meselesinin çözümünde Türkiye, İran, Suriye, AB, ABD aktör. AB çok aktif değil. Rusya, ABD, Türkiye, İran çok aktif.

YABANCILARA VATANDAŞLIK TARTIŞMALARI

Vatandaşlık verilenlerin göçmenlerle alakası yok. Vatandaşlık uygulaması dünyanın her yerinde var. Farklı farklı şartlar olmak üzere... Para vererek mülk sağlaması veya iş kurması durumunda veriliyor. Bunlar ahım şahım bir rakam değil, topu topuna 60-70 bin. Toplam konut satışında yabancılara satış payı yüzde 2.

"KEMAL BEY'İN YAPTIĞI OMURGASIZ BİR SİYASET"

Kemal Bey'in yaptığı omurgasız bir siyaset. 14 Mayıs'tan önce başka bir ağız, 14 Mayıs'tan sonra başka bir ağız. Bunlar milletin gözünden kaçmıyor. Bizim siyasetimizde söylediğimiz şeyi yaparız, yapamayacağımız şeyi söylemeyiz. Bunlar ana distribütör gibi her gün bir şey dağıtıyorlar. CHP’nin içinde yan gelip yatarak vekillik kazananlara Meral Hanım ‘Vermem’ diyor. Millet size yetki mi verdi? Kimin malını kime veriyorsun?

"İTTİFAK ORTAKLARIMIZIN BİZDEN TALEBİ YOK"

(Sinan Oğan'ın yeni hükümette görev alması muhtemel mi?) Hayır, bizim ittifak ortaklarımızla geleceğe yönelik bir pazarlık yapmadık. Bugüne kadar ittifak ortağımız MHP, yönetimde herhangi bir talebi oldu mu? Yok. Şu anda da ittifak ortaklarımızın bizden talebi yok.

"HDP/YEŞİL SOL PARTİ ÜÇÜNCÜ PARTİYDİ, BU SEÇİMDE BEŞİNCİ PARTİ OLDU"

Anketlere inanırım ama kendim yaptırırım. Tek kaynaktan değik, bize yakın duyanlar, uzak duranlar, üçüncü gözle bakanlar... Bunlar araştırılıyor. Vatandaşların önceliklerini araştırıyoruz. Anketler kaç alıp kaç alamayacağından ziyade vatandaşın ne konuştuğuyla ilgilidir. Yoksa gerçek anket seçim sandığıdır, bugüne kadar hiç yanlış yapmadı. Bilen yaklaşan anketler oldu, MHP'yi hep aşağı çekme adeti oluştu. Her seferinde MHP anket şirketlerini ters köşe yaptı. HDP/Yeşil Sol Parti üçüncü partiydi, bu seçimde beşinci parti oldu. İlk defa Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere güvenliğe yönelik yaptığımız çalışmalar, terörün mutlak kontrol altına alınmış olmasının bölgede bir kabul gördüğünü, geleceğin PKK'da değil, refahta olduğunu seçmen anlamaya başladı.

"KONFORLU BİR ORANLA KAZANACAĞIZ"

Aklımda bir oran var ama onu söylemeyeceğim. Konforlu bir oranla kazanacağımızı söyleyebilirim, oran vermek vatandaşa saygısızlık olur.

"KONUŞAMAYACAKLARI BİR ORANLA KAZANACAĞIZ"

Biz ikinci seçimi de iyi bir oranla kazanacağız, konuşamayacakları bir oranla kazanacağız. Birinci seçimde iki tane belediye başkanı şov yaptı, böyle bir şey olur mu? YSK’nın sonuçlarını ittifakların hepsi çekiyor, ekranda gözüken Cumhurbaşkanı’mız açık ara önde, bunlar kürsüde ‘Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı ilan edeceğiz’ diye saçma sapan bir süreç yaşadık. Peki sonra 'oylar çalındı' diyemediler. YSK saat başı açıklama yaptı. Kendileri bilgileri doğru düzün giremediyse neden kabahati ona buna atmaya çalışıyor. Adıgüzel ama bahtıgüzel olmayan arkadaşa faturayı kestiler.

"SEÇMEN AK PARTİ'YE 'DİKKAT ET' DEDİ"

Seçmenin burada bize mesajı var ‘Ben size vize veriyorum ama ödev de veriyorum, dikkat edin’ vatandaşın verdiği mesaj bu, biz bu mesajı aldık. Oy kaybetmeyen parti yok, herkes kaybetmiş. CHP bir önceki seçimde 146 milletvekili çıkarmış, bunda 169, bunun 32’si kiralık. Bizim ihtiyacımız olan güven ve istikrardır, güçlü iktidardır, güçlü Meclis’tir. Bu şekilde ancak hem bölgesel sorunlarımızı çözebiliriz hem küresel aktör olarak, olmamız gereken yerde durmaya devam ederiz.

"EN BÜYÜK PROBLEM ENFLASYON"

En büyük problemimiz enflasyon. Bir ülkede olabilecek en kötü şey enflasyon çünkü bu haksız servet transferine sebep oluyor. Özellikle sabit gelirli kesim bunun mağduru, üreten herkes para kazanıyor ama sabit gelirlileri enflasyona karşı korumak mecburiyetindeyiz. Mevcut enflasyonu kabul edip ücretleri yetiştirmeye çalıştırmak doğru bir tercih değil. Öncelikli hedefimiz enflasyonu olabildiğince aşağıya çekmektir.

TEMMUZDA ASGARİ ÜCRETE ZAM GELECEK Mİ?

İcap ederse verilecek diye kamuoyuna açıklandı. Satın alma gücüne bakılacak. Normalde yıldan yılda zam veriliyordu, ilk defa biz geçen yıl enflasyonun çok artması nedeniyle 6 aylık asgari ücret düzenlemesine gittik. Burada enflasyon düşmeye başladı. Verilmesi gerekiyorsa bir miktar verilecektir. Burada esas mesele insanların kazançlarının erimemesidir. Seçimden sonra geçim gündemiyle toplanılacak, yeni hükümet kurulacak, Meclis üyeleri yemin edecek, komisyonlar oluşacak ve çalışmalar başlayacak. Asgari ücret, hayat pahallığı, kiralar gündemde.

(Kiralarla ilgili yasal düzenleme gündeme gelir mi?) Var ama bir daha gerekirse gözden geçirilecek, nerede işlemeyen konular varsa buna bakılacak. Burada etkin denetim, işlerin rayına oturması mutlaka sağlanacak. Hem bu hem de temel gıdalarda bu yapılacak.

"BUNLAR YENİ DÖNEM PARLAMENTOSUNDA TARTIŞILACAK"

Cumhur İttifakı olarak ‘Sistemde bir sıkıntı yok, 5 yıllık bir tecrübesi var. Bu tecrübe ışığında bazı düzeltmeler yapılabilir’ diyoruz. Babacan’ın ‘İlla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem değil, mevcut sistemi iyileştirmeye varız’ mealinde bir açıklaması oldu. Bunlar yeni dönem parlamentosunda tartışılacak.

"YERLİLEŞTİRME VE MİLLİLEŞTİRME KONUSUNDA YAPILANLARIN BÜYÜK BİR KISMINI MİLLET ONAYLIYOR"

Soğan-Togg karşılaştırması saçma sapan bir şey, böyle bir şey olmaz. Soğan da lazım, yerli araba da lazım. Karşılaştırmaya katılmıyorum. Yerlileştirme ve millileştirme konusunda yapılanların büyük bir kısmını millet onaylıyor. Togg’a bindim, teneke falan değil. Avrupa ülkelerinin ürettiği arabalara on basar, içeride ses yok, koku yok. Bu ne güzel bir şey, bununla gurur duymamız lazım. Bunu siyaset üstü görmemiz lazım.

"TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ OLMASI MUAZZAM BİR COĞRAFYAYI ETKİLİYOR"

Orta Asya’da, Kafkaslarda hatta Balkanlarda, bütün insanların gözü kulağı Türkiye’de, buradan gelecek bir sese bakıyorlar. Karabağ meselesi kolay mı oldu sanıyorsunuz? 30 yıldır bir karış mesafe alınamayan yer 44 günde halloldu. Ermenistan, 14 Mayıs seçimlerine kadar bekledi, seçimin geçici sonuçları belli olunca ‘Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıyoruz’ diye açıklama yaptılar, tersi olsaydı ‘Tanımıyoruz’ diyeceklerdi. Bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor, Türkiye’nin güçlü olması muazzam bir coğrafyayı etkiliyor.

Bu kalan 8 ay bizim için altın değerinde bir süre. Biz bunun muhasebesini yapacağız, hatalarımızı bulacağız ve gereken adımları atacağız. İktidarın ilk birkaç ayı zor zamanlar olacak. Bizim bazı şeyleri artık ertelememiz lazım yoksa uzun vadede maliyeti daha yüksek olur.

"SEÇİLME YAŞINI DÜŞÜRMEMİZ GENÇLERE OLAN GÜVENİMİZDENDİR"

CHP, kendi Türkiye genelindeki gençlik kollarını Konya’dan 3. Sıraya koydu, seçilemedi. Onun yerine 4 partiye 37 tane bedavadan milletvekili verdi. Gençlere sahip çıkma bu mudur? Seçilme yaşını düşürmemiz gençlere olan güvenimizdendir.

"GENÇLERE DAHA ÇOK FIRSAT VERECEĞİZ"

Gençlerden oluşan insan kaynağı bizde var, gelişmiş ülkelerde yok. Onun için petrolden, doğalgazdan, altından daha büyük hazine budur. Yeni dönemde bunu bir katma değere dönüştüreceğiz, gençlere daha çok fırsat vereceğiz.

"RAKİBİMİZ KILIÇDAROĞLU DEĞİL REHAVETTİR"

Bizim rakibimiz Kemal Kılıçdaroğlu değil rehavettir. Vatandaşlarımız gevşeyip rehavete düşmesin. Türkiye'nin gelecek 5 yılını hiç kimse şansa bırakamaz. Mutlaka sandığa gitsinler. Bize oy vermeyene seçmene bu sefer ellerine bır fırsat önlerine geldi versinler diyoruz.

 

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin