Milletvekili adaylığı iptal edilen gazeteciyle ilgili yeni gelişme

Milletvekili adaylığı düşürülen gazeteci Atila Sertel'in dosyasında yeni bir gelişme yaşandı.

Milletvekili adaylığı iptal edilen gazeteciyle ilgili yeni gelişme

CHP İzmir 2. Bölge’den 6. Sıra Milletvekili adayı olan ancak Basın İlan Kurumu Genel Kurul üyesi olduğu gerekçesiyle YSK tarafından adaylığı düşürülen Atila Sertel dosyasında yeni bir gelişme yaşandı.

Adaylığının düşürülmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Atila Sertel dosyasında 75 gündür herhangi bir ilerleme kaydedilmezken, Adalet Bakanlığı tarafından bildirilen görüşle davanın seyrini hızlandıracak bir gelişme kaydedildi.

Anayasa Mahkemesi’nin talebi üzerine dava hakkında görüş bildiren Adalet Bakanlığı’nın 15 sayfalık yazısında Atila Sertel’in kamu görevlisi olmadığı sonucunu doğuran ifade ve örneklere yer verilerek, nihai takdir yetkisi AYM’ye bırakıldı.

“BAKANLIK DAVAYI HAKLI BULDU”

Atila Sertel’in Avukatı Murat Ergün, yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Av. Murat Ergün, “15 sayfalık yazıya baktığımızda Adalet Bakanlığı’nın Atila Sertel’i haklı bulduğunu görüyoruz. Bunu açık açık söylemiyor ama yazılanlardan bunu anlıyoruz” dedi.

Adalet Bakanlığı’nın ancak böyle bir görüş bildirebileceğini ifade eden Murat Ergün, şunları söyledi:

“Adalet Bakanlığı görüşünde davamızın reddini istemiyor ya da Atila Sertel’in haksız olduğunu söylemiyor. Bilakis bizim görüşlerimizi ve haklılığımızı teyit eden nitelikte görüş bildirilmiş. Adalet Bakanlığı’nın yaşanan olaylar hakkında bizimle ihtilafa düşmediğini görüyoruz.” 

Atila Sertel’in seçilme hakkı ile birlikte CHP ön seçiminde oy veren 13 bin kişinin seçme hakkının da ihlal edildiğini belirten Ergün, şunları söyledi:

“YILDA SADECE 8 GÜN

“Bakanlık, AYM’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını dikkate alarak yorumlama ve uygulama yapması kanaatinde olduğunu belirtti. Bu da bizim için anlamlı. Çünkü bu olayın çözümü ile ilgili sadece iç hukuka bakamazsınız, uluslar arası hukuka da bakılmalı. Örneğin AİHM bir kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için üç yılda üç ay kamusal görev yapmasını ölçüt kabul ediyor. Atila Sertel’in durumuna baktığımızda ise öncelikli olarak Sertel’in yaptığı kamu görevi değil ve yılda sadece 8 gün genel kurulda temsil görevi aldığını, tüm görev süresi boyunca bile üç ay görev yapmadığını görüyoruz. Bu bile bizim haklılığımızı göstermesi açısından yeterli."

Bakanlık tarafından gönderilen yazının son kısmında bir kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için 'yapılan işin asli ve sürekli' olması şartının da arandığını belirten Av. Murat Ergün, Atila Sertel’in asalet koşulunu sağlamadığının ve süreklilik arz eden bir görevi de bulunmadığının altını çizdi.

ADLİ TATİLDEN ÖNCE KARAR VERİLMELİ

Tüm bu görüşler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi’nin lehte karar vermesini beklediklerini dile getiren Ergün, “Lehte karar çıkarsa YSK bu kararı uygulamak zorundadır.  Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını yerine getirmemek ilgililerin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurur, böyle bir şey söz konusu olamaz. Dolayısıyla AYM’de lehte karar çıkarsa Atila Sertel’in milletvekilliği iade edilecek” dedi.

“Geç gelen karar, adalet değildir” diyen Av. Ergün, Anayasa Mahkemesi’nin adli tatilden önce dosyası mutlaka karara bağlayacağını düşündüğünü de sözlerine ekledi.

Sayfa Derleme Süresi: 8.2315 saniye