Bu belirtileri sakın hafife almayın. "İnme" geliyorum der. Her dört kişiden biri inme riski taşıyor

Bu belirtilerin başladığını hissettiğiniz anda direkt olarak en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edin. İnme geliyorum der...

Google Haberlere Abone ol
Bu belirtileri sakın hafife almayın. "İnme" geliyorum der. Her dört kişiden biri inme riski taşıyor

Bu belirtileri kesinlikle hafife almayın. Tedaviye geç kalınması ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. İşte inmenin en büyük belirtileri...

Ani gelişen ve bazen felç durumuna bazen de hayatı tehlikeye atan inme her yaşta görülebiliyor.

Dünyada yaşayan her dört kişiden birinde inme geçirme riski bulunduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Vugar Jafar, “İnme, erken bir şekilde tedavi edilirse hayati tehlike ve felç önlenebiliyor” dedi.

“Tahminlere göre dünyada yaşayan her 4 kişiden birinde inme riski bulunuyor. İstatistik olarak 2019 yılında dünya genelinde yaklaşık 12.2 milyon kişi ilk inmesini geçirirken ve bunların 6,5 milyonu hayatını kaybetti.

Aynı zamanda dünyada yaklaşık 110 milyona yakın insan geçirdiği inme nedeniyle felç olarak hayatını sürdürüyor” diyen Medicana International İstanbul Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Vugar Jafar, “İnme riski yaşla birlikte artmakta olup hastaların yüzde 60’ı 70 yaşında, yüzde 16’sı 50 yaş altında inme geçirmektedir” şeklinde konuştu.

İNME ACİL BİR DURUMDUR

Bilinç kaybı veya bulanıklığı, ani kol ve bacakta güçsüzlük, yüzde kayma, konuşma bozukluğu, görme kaybı, hafıza kaybı gibi şikayetlerin aniden tek veya birlikte ortaya çıkması durumunda inmeden şüphelenmek gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Jafar, “Bu belirtileri olan kişinin erken dönemde en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekmektedir. İnme acil bir durumdur. Hayati tehlikeye neden olabilir” dedi.

Pıhtı attığında bir dakikada 1.9 milyon beyin hücresi kayboluyor


İnmenin beyin krizi olarak tanımlanabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Vugar Jafar, “İnme beyine pıhtı atmasıyla oluşur.

Beyine pıhtı atınca tıkalı olan damar alanındaki beyin dokusunun oksijensiz kalmasına bağlı olarak bir dakikada 1,9 milyon nöron yani beyin hücresi ve 14 milyar sinaps yani nöronlar arası bağlantı kaybolmaktadır.

 

Beyin hücreleri ise yenilenebilecek bir yapıda değildir. Dolayısıyla atan pıhtı eritilirse damardan yeniden kan akışı sağlanır böylece felç durumu da ortadan kalkar” diye konuştu.

İLK 6 SAAT ÖNEM TAŞIYOR

İnme geçiren hastaların tedavisinde en önemli faktörün zaman olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Jafar, “İnmeye ne erken müdahale edilirse felç kalma oranınız o kadar düşük olmaktadır. İlk 3 saat içinde yapılan müdahalelerde iyi sonuçlar alınmaktadır.

İnme hastalarının acil tedavisi temel olarak iki şekilde yapılmaktadır. Günümüzde inme hastalarına ilk 4,5 saat içinde damardan ileri düzey özel kan sulandırıcı ilaç verilmektedir. Bu tedavi yaklaşık yüzde 33 civarında yani 10 hastadan 3’ünde tedavi etkisine sahiptir.

Bir diğer tedavi yöntemi ise mekanik trombektomi yani beyin anjiyosudur. Yani kalp krizinde olduğu gibi kasıktan atar damara girilerek beyinde pıhtının olduğu damardan mekanik yöntemle özel stentlerle pıhtının geri alınması işlemidir.

Trombektomi işlemi özellikle ilk 6 saatte yapılmaktadır. Ama bazı hastalarda 24 saate bu tedavi uygulanabilmektedir” dedi.

İnmenin tedavi edilebilir bir problem olduğuna değinen Uzm. Dr. Vugar Jafar, “Beyinde nöron kaybının en az olduğu dönemde acil tıbbi yardım alındığı zaman felç ve hayati tehlike tabloları önlenebilmektedir” şeklinde görüş verdi.

Kaynak: İHA
Sıradaki Haber İçin Sürükleyin