tv100 ekranlarında konuşan Ali İhsan Yavuz'dan çok önemli açıklamalar geldi: Seçimler zamanında olacak, peki seçimler ne zaman olacak?

tv100 ekranlarında yayımlanan Pınar Işık Ardor'un sunduğu Pazar Siyaseti programında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz çok kritik açıklamalarda bulundu. Deprem sonrası merak edilen "Seçim yapılacak mı?" sorularına yanıt veren AK Partili Yavuz, "Seçimler zamanında yapılacak" ifadelerini kullandı.

Google Haberlere Abone ol

tv100 ekranlarında yayımlanan Pınar Işık Ardor'un sunduğu Pazar Siyaseti programında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz çok kritik açıklamalarda bulundu. Deprem sonrası merak edilen "Seçim yapılacak mı?" sorularına yanıt veren AK Partili Yavuz, "Seçimler zamanında yapılacak" ifadelerini kullandı.

Yavuz'un açıklamalarından satır başları şöyle:

"(Seçim tarihi ne zaman netleşecek?) Parti Sözcümüz bir açıklama yaptı. Bizim adımıza yapılan bir açıklama değildir. Seçimle ilgili öngörülen tarih bellidir. Bunun kararını da YSK verir. 9-10 Mart arasında belli olacaktır. Aksini öngörmüyorum. 

Seçimlerin zamanında olacağını düşünüyorum. Ama seçimlerin zamanı ne zamandır söyleyemeyiz. 18 Haziran şartları nedeniyle Türkiye bir yola girmişti. 14 Mayıs'ta olabilir mi diye bir iklime girilmişti. Bildiğimiz yoldan devam edeceğiz.

Verilmiş bir karar yok, kararı verecek olan Cumhurbaşkanımız. Eğer 14 Mayıs'ta seçim olsun isteniyorsa, bu 10-11-12-14 Mart'ta verilmesi gerekir. 

Dolayısıyla bunu 10 Mart'ta net bir şekilde göreceğiz. Ben 18 Haziran'ın ötesine geçme ihtimalini görmüyorum.

(Asıl yarış Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında, bir anket var mı? Bu seçimi alır mısınız?) Bizi çok fazla enterese etmiyor. Biz kendimize güveniyoruz, kendi gücümüze inanıyoruz. Biz liderimize güveniyoruz. Dolayısıyla biz karşı tarafın adayının kim olup olmadığına kafa yormadık. 

(Deprem bölgesindeki vatandaşlar, siz orada bir oy kaybı bekliyor musunuz?) Erdoğan ile karşı tarafın adayı arasındaki farkı söyleyeyim. Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti bir iş yaparken "Bana buradan ne oy gelir" hesabı yapmıyor. Bir iş yaparken iş tutma biçimi şöyle Cumhurbaşkanımızın: Ben en doğrusunu nasıl yaparım, milletin en istediğini, en beklediğini en doğrusunu yapayım, sonrası zaten gelir diye bakıyor.

Karşı blok "Ben ne yaparsam oy gelir" diye yapıyor. Ve akşamdan sabaha da onun için her şey değişiyor.

Biz birçok çalışma yaptık, ama bizim aramızda hiç böyle tartışma olmadı. Biz den doğrusundan bakıyoruz. Millete ne kazandırır ne kaybettirir, Türkiye'ye ne kazandırır ne kaybettirir diye bakıyoruz. Milletin lehine olan nedir onu tespit edip öyle bakıyoruz.

O bölgede oy kaybettik mi? Ben Adıyaman'a 3. gün gittim... İlk iki gün Diyarbakır'daydım, bu söz konusu olan yerdeydim. Ben gittiğimde tam koordinasyon merkezinde Ulaştırma Bakanımız, Ticaret Bakanımız ve Mustafa Şen başkanımızın da olduğu toplantıdaydım. Dolayısıyla Devlet oradaydı. İlk gün Adil bey ve Mustafa bey gitmişti. Adil bey yanına kurtarıcı alarak intikal etmişti. Devletimizin bakanı orada. Ama ben de oraya girdiğimde şöyle bir manzara gördüm; yıkılmamış hiçbir şey yokmuş gibi sanki...

11 ilde yıkılan bina sayısı 34 bin, ama yıkılan bağımsız yer sayısı 94 bin, yıkılan ağır hasar ve orta hasar toplamına baktığımızda 755 bin. Böyle bir manzara karşısında, size soruyorum nasıl yaparsınız 94 bin binanın başına birer kişi getirebilirsiniz? 

Devlet tüm gücüyle bölgedeydi; net. Bir ara baktım Hatay'da 5 bakan vardı. Herkes oradaydı demek herkese zamanında yetişebilmiş olduğumuzu göstermiyor. Felaketin boyutu çok büyüktü.

Bu şartlarda yapılabilecek olanın en iyisi yapıldı. 

(Çadır tartışması; Kızılay'ın çadır satması) Ben izledim. Herşey çok alenen işleniyor. Bütün Türkiye'nin verdiği karar çok problem değil. Ha bir dernek almış getirmiş onlara, ha Kızılay getirmiş. Ama sonuçta Kızılay çadır üretmeye ve var olanları  onların istifadesine sunmaya devam ediyor. Orada bir hata varsa ilgili kurumlar karar verecek. Ben çok büyük bir problem gibi görmüyorum.

(Baraj düşüyor, sandık kurulu başkanlığı tartışması, yeni seçim kanunu) Şu saatten sonra alınacak herhangi bir seçim yenileme kararı sebebiyle yeni seçim kanunları uygulanacak.

CHP'den hukukçu arkadaşlarımız 90 gün diye, hayır bu 60 gündür diye açıklama yaptım. Konu  çok net; kimse de demeyecek Ali İhsan Bey haklı çıktı diye. 

Türkiye'de oturmuş bir düzen var; net bu. Aralık ayının sonu itibariyle bu hesap kitap yapılır. YSK açıkladı. 99 kez olmuş bir şeyi YSK neden değiştirsin, değiştirmedi sonuçta. 

4 ilde arttı, 4 ilde azaldı. Karar verildi; deprem bölgesinde bir değişiklik yapılmadı. Azalmadı veya artmayacak. Bizim böyle bir sistemimiz var. 31 Aralık 2022 verilerine göre net böyle. Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Antalya'da arttı. Denizli, Muş, Eskişehir ve Tunceli'de azaldı. Bayburt'ta azaldı deniyor, o aralarda Bayburt artmıştı da o düşünce böyle sanılıyor. 2018'e göre konuşmamız lazım.

DEPREMZEDELER NASIL OY KULLANACAK?

Seçim kurulu başkan ve üyelerine odaklandılar. Kuraya tepki vardı. Bir de milletvekili dağılımına odaklandılar. Halbuki o kanun değişiklikleri içerisinde çok önemli hükümler var. Mesela her seçim döneminde 400 bin kişinin seçmen kaydı yoktu, yani havuza düşüyordu. 

(Binalar yıkıldı, adres kapandı, seçmen göç etmedi) Bir önceki kanuna göre seçmen olma haklarını yitiriyordu. Birçok kişi oy kullanamacayaktı. Bakın Kılıçdaroğlu oy kullanamadı, niye kullanamadı? Bu yüzden kullanamadı. Biz o düzenlemeyi yaparken Kemal Kılıçdaroğlu'nun oy kullanması için yaptık. Biz Türkiye'yi düşünüyoruz, her Türk vatandaşı oy kullansın.

Bitti düştü havuza, en sonki seçmen kaydı neredeyse oraya gidiyor ve orada oy kullanma imkanını elde diyor.   

(Depremzede nereye gidecek? Nasıl oy kullanacak?) Bu çok önemli bir konu. Bir kere herkes seçmen olacak. Bu en son seçim kanunu ile yapılan bir düzenleme. O bölgedeki insanlar halen o bölgedeyse oranın herhangi bir yerinden seçmen kaydı çıkacak. Diyelim konteyner kentte kalıyor, o okul yerine başka okulda kullanacak. 

Vatandaş adım atmazsa, en son seçmen olduğu yerede seçmen olmaya devam edecek. Ancak bu kişilerin çok önemli bir kısmı göç etti. Diyelim ilçe değişti; Adıyaman Merkez'inden Sincik'e gitti. Bunun seçmen kütüğü nedere çıkacak? Hiç işlem yapmazsa Merkez'de çıkacak, boş bir adreste gidiyorsa edevlet üzerinde boş bir adrese gidiyorsa kendi düzeltebilir. 

Bu insanların çoğu il dışına gitmiş. Yurtara yerleşmiş başka yere yerleşmiş. YSK kolaylaştırıcı bir karar alabilir, onun daha zamanı gelmedi. Ben öyle kararlar alınmasını bekliyorum. Adıyaman seçmeni ise İstanbul'da oy kullanamaz, ya gidecek bölgede oy kullanacak ya da seçmen kaydını alacak.

(Eğer göç ettiyse, işlem yapmadıysa o ilde oy veremez, kaydını aldıysa o ile oyu gider) Şu anda bile insanlar adreslerini alabilir, buna yasal engel yok. Ancak almayanlar için bu risk var. Askı süresi içerisinde YSK'nın vereceği kararlar ışığında düzenleme işlemi olacaktır. 

(Çadır ve konteynerde oy kullanılabilecek mi?) Verilmiş bir karar yok. Uygun yerlerde kullanılacak. 

(Kaydını almayan vatandaşları alıp oy yerine getirecekmisiniz) Milli irade sandığa yansımalıdır. Hayat devam ediyor, herkes oyunu kullanmalıdı. Herkes fiilen bulunduğu yere adresini alabiliyor. YSK ortaya çıkmış bu hususları nazara almak suretiyle kolaylaştırıcı kararlar vermelidir. Devletin bütün kurulları da kolaylaştırıcı adımlar atmalıdır. Herkes mutlaka oy kullanma imkanına sahip olmalı. Seçim günü fiilen bulunduğu ilde oy kullanabilecek kolaylığa sahip olmalı.

İnsanlar sadece seçmen olduğu yerde oy kullanabilir. Fiilen başka yerde bulunuyorsa oradan başka bir yere oy kullanamaz. İlla oy kullanmak istiyorsa seçmen kaydı başka yerde oraya gitmesi gerekir. Fiilen bulunduğu yere adresini alabilir, şimdi almıyorum derse askı süreci içerisinde alabilir. 

(Seçim güvenliği konusu) Devlet çok güçlü. 

(İkametkahı olmayan sadece Cumhurbaşkanı seçimlerinde oy kullanabilir, milletvekili oyu atamaz iddiası) İddiaların ardı arkası kesilmiyor. Bir kimse oy kullanabilmesi için seçmen kaydında seçme listesinde kaydı olması gerekir. Kaydı varsa ikisine birden oykullanabilir, yoksa hiç birine oy kullanamaz. 

İstisnalar var mı? Evet var. Kolluk güçleri ve sandıkta görevli olanlar 94. madde üzerinden oy kullanabilir. 

Tek zarf ilkesine geçildi. Tek zarfa iki pusula verilecek. Birini cumhurbaşkanlığına oyu kullanıyoruz, birisine de milletvekililiğine kullanıyoruz, sandığa atıyoruz.

(AK Parti ve MHP tek liste olarak mı girecek?) İYİ Parti Altılı Masa'dan ayrıldı kararınızda değişiklik olacak mı? Biz karşıya bakarak pozisyon almıyoruz. Biz Cumhur İttifakı açısından, Türkiye açısından en uygun yöntemin ne olduğuna bakıyoruz. Bizi sadece Cumhur İttifakı ilgilendiriyor. Biz bu güne kadar MHP ile çok çalıştık. Her konuda birlikte çalışıyoruz. Birlikte toplantılar yapıyoruz. Şu anda dört AK Parti'den dört MHP'den olmak üzere sık sık toplanıyoruz. Bu işlerle ilgili toplanıyoruz. 

Yaptık yine yapacağız. Bu söylediğiniz konuyu henüz tartışmadık. Çok net söyleyeyim, bu tartışmayacağımız anlamına gelmiyor. Şu ana kadar tartışmalarımızda bu yok. Bizim gündemimizde hiç bunlar yok. Biz sırayla giderek bütün konuları tartışa tartışa stratejilerimizi işletiyoruz. Bizim Cumhur İttifakı olarak anlaşmamız hiç zor değil.

Bu ittifak salt iktidar olmak için bir araya gelmiş partilerden oluşmuş bir ittifak değildir. Bu ittifak Türkiye'nin yarınlarını aydınlık haline getirmek, sorunları çözmek üzere adeta asgari müşterekleri çok net olan, birçok noktadan baktığımızda aynı şekilde gördüğümüz bir ittifak var.  

Böyle salt türkiye'nin hayrına kurulmuş bir ittifak varsa, ve bunun Erdoğan ve Bahçeli gibi güçlü iki lideri varsa, çok güçlü iki parti tabanı söz konusuysa ve bu insanlar Türkiye'nin yarınları için bir araya gelmiş ise bir numaralı amacımız millet ve memleket meselesi diyorsa bizim dediğiniz benzer konularda anlaşma süremiz sadece 10 dakikadır.

(BBP'den hiç bahsetmiyorsunuz, BBP lideri Destici Meral Akşener'i ittifaka davet etti, siz ister misiniz?) Ben Destici'nin değerlendirmesini de değerlendirmem, konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunmak istemem. Biz böyle ayaküstü kararlar veren bir parti değiliz. 

Cumhurbaşkanımız İYİ Parti'nin ayrılmasına ilişkin yaptığı açıklamayı fark ettiniz mi? Diyor ki, "Bırakın hele bir eteklerindeki taşları döksünler. Biz de bu işleri yetkili kurullarımızda tartışalım konuşalım..."

Cumhurbaşkanımız karar verirken gerçekten geniş tabanlı bir istişare mekanizması oluşturarak karar veriyor. Ama Cumhurbaşkanımız o kararları icra ederken, kendisi ortaya koyunca sanılıyor ki tek başına karar veriyor. 

Benim tanıdığım Erdoğan istişareye en önem veren liderlerin başında geliyor. Hiç istişare edilmeden, biz doğru düzgün konuşmadan bir fikir beyan edebileceğimi düşünebilir misiniz? 

(Bugün seçim olsa sizin anketiniz ne diyor?) Hep konuştuk, zaman zaman geldim. Biz anketi çok sık yaparız, ama paylaşalım diye yapmayız. Tam rakam vermeyeceğim, siz birkaç yıl önce anket sordunuz. İki yayında da şunu söyledim "AK Parti bir önceki aldığı oydan az almayacak, Sayın Erdoğan da daha az almaz" demiştim. 

Anketlere bakmadan bu iddiayı söyleyebilir miyim sizce? İki anket yaptırdık, yaptırmaya devam ediyoruz. Depremden önce de yaptırdık, depremden sonra da var. Bu anketlere baktığımda Cumhurbaşkanımız Erdoğan bir önce aldığı oy oranının altında değil.

 

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin