Tuğrul Eryılmaz: Bizim mahallenin ağır abileri

T24.com.tr Yazarı, usta gazeteci Tuğrul Eryılmaz, 'Bizim mahallenin ağır abileri' başlıklı köşesine Ömer Özgüner, Murat Doğan, Selim Akçin ve Cengiz Semercioğlu'nu taşıdı.

Google Haberlere Abone ol
Tuğrul Eryılmaz: Bizim mahallenin ağır abileri

T24.com.tr Yazarı Tuğrul Eryılmaz, köşesine 'Bizim mahallenin ağır abileri' başlığıyla Ömer Özgüner, Murat Doğan, Selim Akçin ve Cengiz Semercioğlu'nu taşıdı ve onlarla Cihangir'de çekildiği fotoğrafını paylaştı.

30 sene öncesine dayanan tanışıklıktan söz eden Tuğrul Eryılmaz, "Ağır abi' dememin sebebi, soldan çark edip ün ve varidata kavuşmaları değil. Çete gibi toplu dolaşıp, ağır heteronormatif olmaları. Gerçi bu da onların tercihi değil, doğanın verdiği yönelim" ifadelerini kullandı.

Tuğrul Eryılmaz'ın yazısı şöyle:

Bizim mahallenin ağır abileri
Cihangir deyince aklınıza sadece Kaktüs, 22, lüks meyhane Hayat, Kahvedan gelmesin. Bir de Ağa Bilardo ve Kahve'miz var. İşte 'ağır abi' dediğim grup da orada sürekli pişpirik oynayan (briç öğretemedim) dört kişi. Mekânları kapalı olunca mecburen Journey'e, Kaktüs'e düştüler.

Star ve NTV'nin eski Genel Müdürü, şimdi Karga Seven'ın CEO'su Ömer Özgüner; Şebnem Ferah, Duman, Kalben gibi müzisyenleri olan Pasaj Müzik'in sahibi Murat Doğan, Hürriyet Kelebek'in Magazin Müdürü Selim Akçin ve benim gibi sıradan magazin yazarı ama Seren Serengil'le bile program yapmış Cengiz Semercioğlu.

Bu kadar ünlü zengini nereden tanıdığımı merak ediyorsanız 30 sene önce Sokak dergisinde stajyerim olarak medyaya adım atmışlardı. 'Ağır abi' dememin sebebi, soldan çark edip ün ve varidata kavuşmaları değil. Çete gibi toplu dolaşıp, ağır heteronormatif olmaları. Gerçi bu da onların tercihi değil, doğanın verdiği yönelim.

Ben yanlarına oturduğumda galiba Ahmet Hakan'ın elemanını koruyup korumayacağını konuşuyorlardı. Yani "Semercioğlu'nun işten çıkarılıp çıkarılmadığı muammasını" konuşuyorlardı. Hemen konu "Tuğrul, abicim bir şey içsene"ye dönüştü. İmam-hatip, fraksiyon, ifade özgürlüğü gazlarıma bile gelmediler.

“Yahu bunlar benden hiç mi bir şey kapmadılar" diye hayıflanırken birden uyandım. Sınıfları değişmişti ama vicdanları hâlâ 20'li yaşlarındaki gibiydi galiba... Bir daha beni pahalı bir yere davet ederlerse onları pişman edeceğim ama çağrıya da keyifle icabet edeceğim. Bir önceki 'galiba'yı da kaldırırım belki. Göreceğiz.

Yazının tamaını okumak için tıklayınız.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin