'Osmanlı'yla gurur duyuyorum ama ben Cumhuriyet kadınıyım'

Ünlü spor spikeri Roksan Kunter, Alev Gürsoy Cimin'in sorularını yanıtladı.

'Osmanlı'yla gurur duyuyorum ama ben Cumhuriyet kadınıyım'

Hürrem Sultan büyük büyük büyük babaannesi, II. Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan’ın oğlu Osman Nami Osmanoğlu’nun torunu olan beIN Sports spikeri Roksan Kunter, Posta Gazetesi'nden Alev Gürsoy Cimin'in sorularını yanıtladı.



Alev Gürsoy Cimin / POSTA



Roksan Kunter: Osmanlı'yla gurur duyuyorum ama ben Cumhuriyet kadınıyım



DEVLET OKULUNDA OKUDUM, HİÇ DE BASKI GÖRMEDİM



Nilhan Hanım’ın “Korkudan devlet okullarında bile okuyamadık. Hocalarımız bize baskı yapardı” iddiası var. Gerçekten baskı gördünüz mü?



Ben devlet okulunda okudum. Üstelik hiç korkum olmadı. Baskı da görmedim. Zaten okulda Osmanlı soyundan geldiğimi söylemedim. Söyleseydim de baskı görmezdim. Ben sıkıntı çekmedim ama annemler bunun sıkıntısını yaşadılar. Şimdiki iktidarla birlikte her şey daha rahat konuşuluyor. Yeniden gündeme gelmesi Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde oldu.



Ailenizin yaşadığı sıkıntılar nelermiş?



Dedem önce Tunus’a sonra Fransa’ya gitmiş. Annem Fransa’da doğmuş. 1974 yılında, annem 12 yaşındayken sürgünden İstanbul’a dönmüşler. Türkiye’de Fransız okullarında okumuşlar. Annemin Sultan II. Abdülhamid Han’ın soyundan geldiği ortaya çıkınca çok dikkat çekmiş. Kimse eziyet etmemiş ama aşırı ilgi göstermişler. Aşırı ilgi de bir sınırdan sonra sevimsiz bir hal alıyor.



Ailenizin sürgün edilme nedenini bilmeyenler için anlatır mısınız?



Cumhuriyet kurulduğu için hanedanımız sürgün edildi. 1952’de hanedanın kadın mensuplarına af çıktı ve kadınlar Türkiye’ye dönebildi. 1974’te de hanedanın erkek mensuplarına Türkiye’ye dönüş affı çıktı. Birçok hanedan üyesi vatansız öldü ve gömüldü.



SOYUMLA GURUR DUYUYORUM



Hanedan soyundan gelmenin bir havası, cazibesi var mı?



Çok gurur duyuyorum. Kanınızı kaynatan bir duygu, çok büyük bir gurur. Kelimeler yetmez anlatmaya. Ama sokağa çıktığımda hayatımda bir şey değiştirmiyor. Osmanlı’yla gurur duyuyorum ama ben Cumhuriyet kadınıyım.



Son dönemde Osmanlı filmleri, dizileri çok yaygınlaştı. İzleyince ne hissediyorsunuz?



O kıyafetleri, sarayı görünce heyecanlanıyorum. Ben de dedelerimin, babaannelerimin nasıl yaşadığını merak ediyorum. Tarihimiz unutulmamalı ama her şey ekrana doğru aktarılmıyor. Daha gerçek ve tutarlı senaryolar yazılmalı.



BABAM ATATÜRKÇÜDÜR



Ailenizin yaşadıkları, onların Mustafa Kemal Atatürk’e ya da İsmet İnönü’ye bakışlarını olumsuz etkiledi mi?



Hayır. Cumhuriyet ile ilgili bir problemleri hiçbir zaman olmadı. Biz Cumhuriyet çocuğuyuz. Bu yüzden hiç kötü hissimiz olmadı. Ülkeye girilmesine izin verdikleri için Ayşe Sultan onlara teşekkür bile etmiş. Babam Atatürkçüdür.



O dönemdeki kadına bakışı araştırdınız mı?



Ayşe Sultan sürgüne kadar hep sarayın içinde yaşamış. Ayşe Sultan’a büyük hayranlık duyuyorum. II. Dünya Savaşı’nın ortasında, Fransa’da, üç erkek çocuğuyla beş parasız, vatansız ayakta durabilmiş. Saray içindeki rahat yaşantılarını eleştirmişler ama sağlam eğitimler almışlar. Ayşe Sultan çok güzel piyano çalan, resim yapan ve birden fazla dil bilen özgüveni yüksek bir kadındı.



Ayşe Sultan hakkında sizi en çok etkileyen neydi?



En büyük gayesi çocuklarını iyi yetiştirmek olan bir anne. Paris’te sürgündeyken eşi vefat etmiş. II. Dünya Savaşı patlak vermek üzereymiş. Dedem de o sırada Radyografi Mühendisliği okuyormuş. Geçinmek için yıllarca biriktirdiği pul koleksiyonunu, resimlerini, mücevherlerini satmış. “Mücevherlerimi satarken bu kadar üzülmedim ama pul koleksiyonum için çok özenmiştim” demiş. Bu çok acı!



Röportajın tamamını okumak için TIKLAYIN


Sıradaki Haber İçin Sürükleyin