Mustafa Keser'in Bülent Ersoy'a öfkesi dinmiyor: Bana Kürdo diye sesleniyordu

Bülent Ersoy ile programı yayından kaldırılan Mustafa Keser, partnerine yönelik sert açıklamalarına devam ediyor. Bülent Ersoy'un kendisine hizmetçisi gibi muamele ettiğini belirten Keser, "Ben ondan 6-7 yaş büyük bir adamım. Bana oradan 'Keserrrr' diye bağırıyor. Rahatsız olduğum için bakmadım ardından 'Kürdoo' diye sesleniyor" dedi.

Google Haberlere Abone ol
Mustafa Keser'in Bülent Ersoy'a öfkesi dinmiyor: Bana Kürdo diye sesleniyordu

Bülent Ersoy ile ile birlikte sundukları 'Benzemez Kimse Bize' programı sadece iki bölümde yayından kaldırılan Mustafa Keser, Instagram'da yayınladığı mesajda partnerine "Yersiz kapris" suçlamasında bulunmuştu. 

Konuyla ilgili YouTube kanalında açıklamalarda bulunan Keser, Bülent Ersoy'un kendisine hizmetçisi gibi davrandığını ifade etti. Bu tavırlardan son derece rahatsız olduğunu ifade eden Keser, "İlk programda o kadar toz kalkmadı ama ikinci programda karşısında sanki hizmetçisi var, marabası var gibi muamele etti bana. Ben ondan 6-7 yaş büyük bir adamım. Bana oradan 'Keserrrr' diye bağırıyor. Rahatsız olduğum için bakmadım, ardından bana 'Kürdoo' diye sesleniyor" şeklinde konuştu.

İşte Mustafa Keser'in açıklamalarından ara başlıklar:

"Ben Bülent Ersoy ile sahnede hiç çalışmadım ama tabii huyunu, suyunu, sahnede neler yapıyor oradan buradan müzisyenlerden duyarız hep... Yapılan yanlışlar, davranış bozuklukları... Teklif bana yapımcı Polat Yağcı kardeşim tarafından geldiğinde ben pek sıcak bakmadım. 'Polatcığım biz yapamayız' dedim. İnsani yapımız bir değil, ahlaki yapımız bir değil... 'Abi bu çok iyi olacak' dedi. İçimde endişeler olmasına rağmen kabul ettim.

"ONUN AÇIKLARINI KAPATMAYA ÇALIŞTIM"

Ben düşündüm ki, bu arkadaştan yaşça da büyüğüm, sanatça da büyüğüm... Bizim yanımızda yanlış bir hareket, ters bir hareket yapmaz; musiki açısından da sanat açısından da yapmaz diye düşündüm. Yanılmışım. Elimden geldiğince programı yürütmeye çalıştım, onun açıklarını kapatmaya çalıştım. Ben 56 yıllık sanat hayatımda işime 56 saniye geç kalmadım. 14.00'te yapılacak çekim için 13.30'da oradaydım. Bekle ki zat-ı muhterem gelecek! Saat 16.00'da çıktı geldi.

"MAKYAJI 4 SAAT SÜRDÜ"

Bu nedir? Saygı yok. Bir makyaja girdi, 4 saat. Akşam 20.00'de çıktı. Başlar başlamaz olumlu düşüncelerimin yanlış olduğunu fark ettim. Zat-ı muhterem zannetti ki, ondan rol çalıyorum. Benim rol çalmaya ihtiyacım yok.

"BEN SENDEN YAŞÇA BÜYÜĞÜM"

Kuliste çektim kenara bunu ona da söyledim. 'Bizimle 100 kişi çalışıyor, 4'le çarpsan 400 kişinin ekmek yemesine vesile olmuşuz. Yerli yersiz kaprisler yapma dedim. Sen de şarkılarını söyle, adam gibi işimizi yapalım gidelim. Ben senden yaşça büyüğüm, 30 yıllık da canlı yayın tecrübem var. Müsaade et ben sunayım edeyim, su gibi aksın program...' dedim. 'Tamam' dedi.

"SES MES KALMAMIŞ"

Kimsin sen? Ben bu üsluptan rahatsız olduğum için bakmadım. Bir de 'Keser'i çağırdım bakmadı' diyor. Keser senin babanı uşağı mı? İnsani ve ahlaki durumların neler olduğunu bu iki programda gördüm. Yönetmene bağırır, rejisöre bağırır... Ona buna bağırır... Ses mes kalmamış. Rezalet bir okuyuş. Vokallere uyamıyor. Bu aksaklıklarda ne kanal yönetiminin ne Polat'ın bir dahili yok."

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin