Kayıp Şehir'in yıldızından samimi itiraflar

Dizinin başrol oyuncusu Gökçe Bahadır, hayat kadınını oynamanın çok zor olduğunu belirtti.

Google Haberlere Abone ol
Kayıp Şehir'in yıldızından samimi itiraflar

'Kayıp Şehir' dizisinde hayat kadını 'Aysel' rolüyle dikkat çeken oyuncu Gökçe Bahadır, "Kırıtarak yürümeyen, sakız çiğnemeyen yani klişelerle ortaya çıkan değil; gerçek bir hayat kadınını oynamak gerçekten zor" diyor. 



'Yaprak Dökümü' dizisindeki 'Leyla' karakteriyle inişli çıkışlı karakterleri ne kadar iyi canlandırdığını kanıtlayan Gökçe Bahadır, 'Kayıp Şehir' isimli dizide bir hayat kadınını oynuyor. İzleyiciyi şaşırtmayı çok sevdiğini söyleyen Bahadır; hem iş, hem de özel hayatındaki son gelişmeleri All dergisinden Ece Bildiren'e anlattı. 



Sizi tanıyanlar hep "Gökçe zordur" diyor. Hangi anlamda zor olduğunuzu kastediyorlar sizce? 



Zor beğendiğimi kastediyor olabilirler. Her şeyin mükemmel olmasını isterim. Bu söylediğim kendim için de geçerli. 



KOSTÜM BENİ ROLE HAZIRLIYOR 



Nasıl yani, kendinizi dizide izlerken beğenmiyor musunuz? Oynadığım sahneleri beğenmiyorum mesela. Birileri güzel olduğunu söylediğinde "Bilmem, güzel miydi?" diye soruyorum. 



Herkes 'Aysel'i ne kadar iyi oynadığınızı konuşuyor; nasıl beğenmezsiniz? 



O kadar da beğenmemek gibi değil de; işte fazla detaycılıktan kaynaklanan bir memnuniyetsizlik diyelim. 



Sette o mini 'Aysel' elbiselerini giydikten, saçınız, makyajınız yapıldıktan sonraki aşamayı çok merak ediyorum. Nasıl oluyor Gökçe'den 'Aysel' karakterine geçiş? 



Dediğiniz şeyleri yaptığım zaman oluyor. Kostüm, makyaj ve saç zaten beni rolüm için çok havaya sokan şeyler. 'Yaprak Dökümü'nde de öyleydi. Ne giyersem, o ruh haline bürünüyorum. Dizi ilk başladığında daha çabuk havaya girmek için sakız çiğniyordum. Şimdi ondan da vazgeçtim. 



Neden? Hayat kadınları hep sakız çiğnemez mi? 



Hayır, çiğnemiyorlar. Hayat kadınını oynamak çok kolay zannedilir. Ağzına bir sakız atarsın, süslü kıyafetler giyersin, biraz da oynak yürürsün... Bu benim hiç sevmediğim bir oyunculuk tarzı. Kırıtarak yürümeden, sakız çiğnemeden, klişelerle ortaya çıkmış değil; yaşayan, gerçek bir hayat kadını gibi oynamak gerçekten zor. Ben onu yapmaya çalışıyorum. 



ROLÜMDEN ÇEKİNİYORLAR 



Alışveriş için Halep Pasajı'na gittiğinizi söylüyorsunuz. İnsanlar, sizi görünce ne yapıyorlar? 



Komik şeyler olabiliyor. Ben kıyafetlere bakıyorum, insanlar bana! Zaten özellikle Beyoğlu tarafında beni çok kendilerinden görüyorlar. 'Aysel' rolünün en güzel tarafı bu zaten. Geçenlerde Beyoğlu'nda bir yere gittim; geç bir saatte çıktım. Gittiğim yerden otoparka kadar yürümem lazım. Arkadaşlarım "Seninle gelelim, tek başına yürüme" dediler. "Bana bir şey olmaz ben Aysel'im" dedim. Gerçekten insanlar, özellikle de esnaf "Ooo Aysel abla, n'aber ya?" falan dedi. Benden biraz da çekiniyorlar herhalde. 



ANNE OLMAYI İSTERİM 



Gökçe Bahadır, anne olmayı çok istediğini söylüyor: "Böyle bir hayalim var. Çocukları sevdiğim için bir gün annelik duygusunu tatmak istiyorum ama acelem yok! Çalışmayı seviyorum. Tabii işle ilgili yapmak istediklerimi de gerçekleştirmiş olmam lazım ki, annelik planlarımı devreye sokabileyim." 



ANNEM ZEVKTEN DÖRT KÖŞE BENİ İZLER! 



Peki anneniz ne diyor; bu zamana kadar hep cici rollerde izlediği kızını 'Aysel' olarak görmeye alıştı mı?



O çoktan alışmıştı zaten. Daha ilk senaryo geldiğinde ben tereddüt ederken annemin tepkisi "Sen var ya, bunu nasıl oynarsın!" olmuştu. Ben bile onun kadar emin değildim. Şimdi de gayet mutlu. Annem de, babam da dört köşe olarak izliyorlar beni. 



RAHAT BİR ÇOCUKTUM! 



Üstelik ailenin tek çocuğusunuz. Tek çocuk olunca daha da korumacı, tutucu olur aileler... 



Yok. Hep çok modern, her konuda bana özgürlük tanıyan bir aile oldular. Çocukluğumda da çok rahattım. Babam en büyük şansım bu konuda. Çocuk yaşta bile "Tek başına dolaşsın, etrafı görsün" derdi. Üstümde herhangi bir baskı kurulmadığı için güzel bir çocukluk geçirdim. 



Annenizin hamur işi yiyecekler yapıp sattığı bir dükkanı var. 'Hamur Hanım'dan kaptığınız yetenekleriniz var mı mutfakta? 



Tabii ki yok. Ben sadece işin yeme kısmındayım. Sabah


Sıradaki Haber İçin Sürükleyin