'Felsefenin çıkış noktası dogmalara isyan aslında'

Yeni Dünyanın Açmazları raflarda yerini aldı. Serol Aksel felsefe metinleriyle birçok önemli konuyu işliyor, felsefeye uzak okurları bile diliyle konuya katıyor. Sayım Çınar Serol Aksel’le söyleşti.

Medyatava Özel 'Felsefenin çıkış noktası dogmalara isyan aslında'

Sayım ÇINARsayimcinar@gmail.com

Felsefeyle Damıtılmış Metinler: Yeni Dünyanın Açmazları

Yeni Dünyanın Açmazları önemli bir anlatı. Kitabın hikayesini dinlemek isterim senden.

Benim felsefeyle tanışmam 15 yıl önceye dayanıyor. Bir gazete felsefe ile ilgili bir çizgi roman vermişti vakti zamanında. Devamında sayısız felsefe kitabı inceledim, okudum, çalıştım. Bir noktada da beyin boşaltımı başladı. Biriktirdiklerimi yazıya döktüm aslında. Gerek sohbetlerden, gerek kitaplardan damıtılmış metinlerdi bunlar. Bir süre küçük bir gazetede makaleler yazdım. Sonrasında Radikal’le devam ettim. Blogda yazılarım daha çok ilgi çekti, ana sayfaya çıktı. Bu yazıları yazarken amacım kitap çıkarmak değildi. İlgi tabii teşvik etti yazmaya. Kitap için de her şeyi tekrar gözden geçirdim.

Artık günümüze baktığımızda her sanatsal alanda varoluş önemli bir mesele olarak kendini gösteriyor. Herkes kendini, hayatı sorguluyor.

Günümüz gençliğinin çok ilgilendiğini düşünmüyorum. Yeni Dünyanın Açmazları ismini vermemin bir nedeni de bu. Bu kitabı yazmamdaki amaç varoluş sorgulamasına teşvik etmekti. Eskiye göre belki daha iyi ama hala günümüzde yeterli değil. İç savaşların, boşlukta olmanın sebebi bu bence.

Felsefe neyle ilgilenir, bilim ve felsefe, hayat… Fazlaca merak edilen konulara dair makaleler, aforizmalar görüyorum kitaba bakınca.

Kitabı üçe ayırdım. Öğretiler, yorumlamalar ve hayata yansımaları.

Seni en çok etkileyen akım nedir?

Ben materyalizme daha yakınım. Fizikçiyim, hayalimde iyi bir fizikçi olmak vardı. Fizikçiler genelde bir maddeden ibaret düşünür her şeyi. Maddenin farklı safhalarıdır gördüklerimiz. Materyalizm aslında meta olarak düşünür insanı, ruhtan ibaret olmadığını söyler.

'Felsefenin çıkış noktası dogmalara isyan aslında'

Din ve felsefe üzerine de önemli bir metnin var.

Felsefenin çıkış noktası dogmalara isyan aslında. Öte dünyaya atmak yerine felsefe kendi kendine soru sormayı önerir. Tanrı dışında başka yanıtlar arar. Bazı noktalarda kesiştiklerini de görüyorum. Tasavvuf akımı, sufilik felsefi akım olarak görünür. Tanrının içimizde olduğunu düşünürler.

Diyalektik düşünceye dair de önemli bir makale görüyorum kitapta.

Diyalektiği hayatımızda da çok kullanıyoruz aslında.

Fazlasıyla tüketilen bir cinsellik var, sevgiyle yaşanan değil. Buna dair de modern felsefe çok çalışıyor.

Cinsellik daha çok tabu haline gelmiş günümüzde. Tabulaştıkça porno gelişiyor. Açmazlardan biri de bu. Yeni dünyanın sancıları. Eskiden cinsellik de duygular da daha rahat yaşanırmış. Özellikle doğu toplumları bugün elele tutuşmayı bile hayatın dışına itiyor.

Kadın cinayetleri de devamı belki de…

Erkek ile kadın rolü var o cinayetlerde bence. Erkek kadını nesne gibi sahipleniyor. Varlığını varlığıyla özdeşleştiriyor. Kadını birey olarak görmeme temel mesele bence. İleriye dönük çok umutlu değilim. Şirket yönetimlerinde de ülke yönetiminde de benzer durumlar var. Kadınlara yakın gelecekte çok rol yok gibi görünüyor.

Felsefe çok anlaşılmaz gösteriliyor. Oysaki hayatın tam da içinde. İnsanlar neden felsefeden bu kadar uzak?

Bence popülizm. İnsan hayatına doğrudan değen bir kitap yazmak zor. İnsanın içiyle ilgilidir, kendiyle yüzleşmesini sağlar ama acı da çektirir. İnsanın kolay kolay kabul edemeyeceği şeyleri söyler. İnsanlar bunun için tüketim toplumunda uzak kalıyorlar. Felsefe niyeyi sunar. İnsan kendini özgürleştirecekse bu felsefe aracılığıyla olacak.

Türkiye’de Irvin Yalom çok sevildi, Nietzche Ağladığında hala satıyor. Psikoterapi ve felsefe kitapları belki de yeniden popülerleşiyor.

Ben kitapta bunu detaylı anlattım. Açmazların başında da çelişkiler geliyor. Tarım toplumuna geçince yiyecek içeceği kolay bulmaya başlıyor ve boş zamanı kalıyor. Hayatta kalma mücadelesinin ötesine geçiyor ve sanat doğuyor. Aletler yapıyor. Mutlu olmak diye bir kavram oluşuyor. Felsefe ve din de. İkinci büyük açmaz bilimin ve teknolojinin gelişiyle merak çağı. İkinci devrim bir şekilde.

Sanal dünyanın oyuncuları mıyız diye soruyorsun, bu da önemli.

Sanal dünya göndermesi şu: kafamızdaki hikayelerle var oluyoruz. Aynı ortamda yaşayan iki ayrı insanın hikayesi bambaşka. Sanaldan kastım bu.

Özetle Yeni Dünyanın Açmazları güzel başlıklara sahip. Bu kitabı kimler okumalı?

Kitabın okurunun 10 ile 70 yaş arası. Anlaşılan bir dil kullandım. Gelen yorumlar son derece olumlu. Anlaşılır dil kullandığımı, felsefeye yaklaştırdığımı söylüyorlar. Felsefeye uzak insanlar da okuyabilir ve kendine dair çok şey bulabilir.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin