Ensar Vakfı yazısı nedeniyle sosyal medyada 'tecavüzcü dostu' ilan edilen Ahmet Hakan, dava sonrası bakın ne yazdı?

Karaman Ensar Vakfı şubesinde yaşanan cinsel istismarda öğretmen 508 yıl cezaya mahkum edilmişti.

Ensar Vakfı yazısı nedeniyle sosyal medyada 'tecavüzcü dostu' ilan edilen Ahmet Hakan, dava sonrası bakın ne yazdı?

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Muharrem Büyüktürk adlı öğretmene, mahkemece kanıtlanan 10, iddialara göre 45 çocuğa tecavüz etmesiyle ilgili açılan davadan çıkan 508 yıllık hapis cezasına ilişkin, "Yasaya aykırı olarak çocuklara ev açan Ensar ve KAİMDER için hiçbir yaptırım uygulanmayacak mı?" diye sordu. 



Hakan, önceki gün (20 Nisan 2016) Sözcü gazetesinin manşetine taşıdığı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın oğlu Erkan Yıldırım'ın Singapur'da bir kumarhanede çekilen görüntülerine "Binali Yıldırım’a oğlu üzerinden hem de dost bildikleri tarafından bir operasyon çekiliyor. Daha düne kadar TRT Haber Dairesi’nin başında olan Star yazarı Nasuhi Güngör’ün, A Haber’de 'Bu iş Davutoğlu ile yürümüyor' diye saptama yapmasında Binali Yıldırım’a çekilen operasyonun payı var" yorumunu yaptı. 



Ahmet Hakan'ın bugün (22 Nisan 2016) yayımlanan "Ensar'a dair: Ne dedim, ne diyorum, ne diyeceğim" başlıklı yazısı şöyle:



“Tecavüz Ensar" denmesine...



Ensar’a bulaşan herkesin “tecavüzcü” ilan edilmesine... Hatta bırakın Ensar’ı... Kuran kursuna, imam hatip yurduna falan bulaşan herkesin “tecavüzcü” ilan edilmesine... Böyle bir olayın siyaseten hasım sayılanların sıkıştırılması maksadıyla kullanılmasına...



Karşı çıktım, karşı çıkıyorum, karşı çıkacağım.



Devleti yönetenlerin çocuklardan önce Ensar’ı düşünmesine... Bakan Hanım’ın çocuklardan ziyade Ensar üzerine titremesine... İslami kesimin böyle bir olay karşısında yeterince infiale kapılmamasına... İslami kesim içinde güçlü bir sorgulama mekanizmasının çalıştırılmamasına...



Karşı çıktım, karşı çıkıyorum, karşı çıkacağım.



Sapığın 5 yüz küsur yıl ceza almasıyla meselenin kapatılmasına... Ensar’ın bu işteki eksikliklerinin ve sorumluluklarının zerre kadar sorun yapılmamasına... Yasadışı evlere ses edilmemesine... Devletin valisinin ve Milli Eğitim müdürünün alenen yalan söylemesinin unutturulmasına...



Karşı çıktım, karşı çıkıyorum, karşı çıkacağım.



Mahkemenin sapığa verdiği cezayla yetinilmesine... Olayda kusuru ve ihmali bulunanların en küçük bir soruşturma konusu dahi yapılmamasına... Denetleme makamında bulunanların, yasadışı evlere karşı gösterdikleri toleransın mesele yapılmamasına...



Karşı çıktım, karşı çıkıyorum, karşı çıkacağım.



Haberin tamamı için TIKLAYINIZ


Sıradaki Haber İçin Sürükleyin