Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili anısını anlattı. Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti’ne konuk olan Barış Yarkadaş neden evlenmediğini açıkladı ve yayında türkü söyledi

Gazeteci Barış Yarkadaş, tv100’de Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti’nin konuğu oldu. Birbirinden çarpıcı açıklamalar yapan Yarkadaş'ın özel hayatıyla ilgili sorulan soruya verdiği yanıt gülüşmelere yol açarken, programda bir de türkü söyledi. Yarkadaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a geçmişte getirilen yasakla ilgili anısını da anlattı ve Erdoğan'a ilk haberi kendisinin verdiğini duyurdu.

Google Haberlere Abone ol

tv100’ün ilgiyle izlenen programı Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti’nin bu haftaki konuğu başarılı TV yorumcusu ve yazar Barış Yarkadaş’tı. Yarkadaş kendisi hakkında merak edilen tüm sorulara cevap verdi. Gazeteciliğe başlamasından başlayarak yakın zamanda gündem olan ‘gazeteciliği bırakma’ iddiasına kadar her konuda merak edilenleri yanıtladı.

İşte Barış Yarkadaş’ın programda açıklamalarından önemli satır başları:

GAZETECİLİĞE NE ZAMAN BAŞLADI?

"Ben Karslıyım. 1974’te Kars’ta doğdum. İlkokulu Kars’ta bitirdim. Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Berber çıraklığı dışında neredeyse her işi yaptım. İlkokul 4. sınıfı bitirdim, annem beni bir terziye verdi ve orada 10 yaşında çırak olarak işe başladım. 2-3 ay çalışıp kaçtım oradan. Annem de bir şey demedi. İlkokul 5’i bitirdiğim gün gerçek çalışma hayatım başladı. Annem çırak olarak beni Yeni Doğu gazetesine çırak olarak verdi ve orada gazete dağıtmaya başladım. Sattığım gazetelerin parasını bana bıraktılar ve orada ilk kez bir gazete binasını gördüm. Biraz kişiliğim gereği perde arkasında kalmak bana çok cazip gelmedi, ben yazı yazacağım dedim.

Gittim rahmetli Yusuf Karaoğlu’na söyledim talebimi. Ne yazacaksın? deyince ’23 Nisan’ı yazacağım’ dedim. Gittim Hayat Ansiklopedileri vardı o zaman. Bilgileri topladım üzerine imzamı da attım. Benim imzamla 23 Nisan’ı anlatan yazıyı bastı ilk kez o zaman.

Sonra haber yazmaya başladım. Çöpler toplanmıyor, su akmıyor… Vatandaşın dertlerini yazdım. Okula gidip bir yandan gazete dağıtmaya devam ediyorum ama. Bu işleri yaparken ortaokul bitti. Abim Sedat’la İstanbul Sultanahmet Matbaa Meslek Lisesi’ni yazdık ve kazandım ama ben esasen bu işi yapmak istemiyordum.

Kars’ta otururken İstanbul’da okulu kazanmayı esasında hayal etmiyordum. Dayımın evine yerleştim İstanbul’da ve liseyi orada okudum.

1988 yılında okula kayıt yaptırdım ama okul dünyanın en güzel yerinde. Topkapı Sarayı’nın bahçesindeydi okul. Burada okurum dedim ama ilk sene bir sürü dersten kalınca okulu bıraktım ve gidip dayımın yanında pazarda çalıştım. Çok zor koşullardı gece saat 3’de uyanıp akşam 7-8’e kadar çalışıyoruz ve eve gidişimiz gece 12’yi buluyordu yine. 2.5 seneye yakın süre bu şekilde çalıştım.

TURGUT ÖZAL AFFI İLE GERİ DÖNDÜ

Turgut Özal’ın affıyla sınava girip liseye geri döndüm. Liseye döndükten sonra staj zorunluluğumuz vardı beni bir matbaaya verdiler ama oradaki koşulları sevmeyince, okulun da izniyle Güneş Gazetesi’nde staj yapmaya başladım. Bu sırada liseyi bitirdim ve üniversite sınavına girip Marmara Üniversitesi Matbaacılık bölümünü kazandım. Hem iş hem okul devam edince, müdürümüz beni çağırdı ve bir tercih yapmamı istedi. 2 gün düşündüm ve okulu bıraktım, 1. sınıfı bitirme aşamasındayken.

Tv8’in kuruluş aşamasında ilk muhabir olarak işe başladım, 18 ay çalıştım ve müdürümüz patronla kavga edince 17 kişi hep beraber istifa ettik. Kısa süre işsiz kaldım ve Kent TV’ye başladım. Burada polis-adliye ve belediye muhabiri oldum. Burada belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı izliyorum. Yıl 1998."

ERDOĞAN'IN CEZAEVİNE GİRECEĞİNİ İLK O DUYURMUŞTU

Bir sabah Topkapı’dayız. Elimde özel haber var ve herkesten saklıyorum bunu. Cebimdeki kağıtta mahkeme kağıdı var. Tayyip Erdoğan’ın hapis cezası aldığı karar. Kameramana dedim ki, ‘Hakan beni kayıttan hiç çıkma, yedek bataryayla gel dedim.’ Tayyip Erdoğan konuşmasını yaptı, kürsüden indi. O arada ben elimdeki kağıdı uzattım ve ‘Sayın Erdoğan, dedim. Mahkemeniz bugün sonuçlandı ve hapis cezası aldınız, dedim. Tayyip Erdoğan, hapis cezası aldığını ilk kez benden öğrendi.

Kendisiyle bir anımız daha vardı. 28 Şubat süreci… Erbakan’ın partide ‘Kimse sokakta bağırmasın gidin ormanda bağırın’ dediği haberleri dolaşıyordu. Bunu Erdoğan’a sormak istedim. Misafirinin gitmesini beklememi söyledi ve 4 saate yakın oturup bekledim. 4 saatin sonunda Tayyip Erdoğan çıktı ve sorumu sordum. Erdoğan, ‘Sayın Erbakan’ın üslubu bu değil’ dedi. Benim için önemli olan da bu yanıtı almaktı zaten.

ÖZGÜR ÖZEL İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI

Özgür Özel benim arkadaşım. Geçen beni de aradı ve konuştuk, ‘Biz kardeşiz’ dedi. Konu burada güvenmek veya sevip sevmemek değil. Ben şunu söyledim: ‘Yerel seçime giderken bir genel başkan değişikliği olursa parti bir türbülansa girebilir. Çünkü Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile beraber hareket ediyordu. İmamoğlu’nun da dominant karakterini bildiğim için orada bir ikili masa kurulabilir kaygısı yaşadı.

Özgür Özel kendisi de kazanacağını düşünmüyordu. Ama en nihayetinde İmamoğlu’nun da sahneye inmesiyle ve güçlerini birleştirmesiyle Özgür Özel kazandı. O gün iddialı bir laf söyledim. Videomu hemen hatırlattılar bana. O videoyu 29 milyon kişi izlemiş. 4 gün TT oldu hatta. Ben de ‘Türkiye’de hiç kimse verdiği sözü tutmuyor, ben tutuyorum’ dedim. O kararımdan sonra 4 bine yakın telefon geldi. Şunu gördüm: Verdiğin sözü tuttuğunda insanların sana sevgisi daha da artıyor.

Özgür Özel de o konuşmamın ardından bizzat arayıp geri dönmem için benimle konuştu.

EKREM İMAMOĞLU'NU NASIL BULUYOR?

Ekrem İmamoğlu başarılı bir belediye başkanı. İmamoğlu kazansın diye bire bir çalıştım ben. İstanbul’da bir hizmet kalitesi düştü mü? Düşmedi. Benim İmamoğlu’na yönelik eleştirim, parti içi işlere çok fazla müdahil olduğu.

İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına çok fazla girmeseydi, 10 yıl kesintisiz yönetirdi öbür dönem de Cumhurbaşkanı adayı olurdu. Zaten Kılıçdaroğlu, kendisine İstanbul’u 2. kez kazan gel aday ol, dedi… Eleştirilerden herkes bir çıkarım yapmalı ama yeni yönetime de bir şans verilmeli, diye düşünüyorum. Ön yargılarla hareket edemezsin. Siyaset değişkendir. CHP’de şuan müzik değişti, dans da değişti.

Hayatımda korku nedir bilmedim. Bugüne kadar çok sert eleştirdiğim AK Parti ve MHP’lilerden tek bir saygısızlık görmedim. Toplu taşıma sıkça kullanıyorum ve burada da hiç karşılaşmadım. Sosyal medyada sahte isimle yazan kişilere de itibar etmiyorum.

 

NEDEN HİÇ EVLENMEDİ

Fırsat bulamadım deyip geçiştireyim. Sorumluluklarına sahip olan ve yerine getiren bir insanım ama belki de o sorumluluğu almak istedim. Aşık da oldum, şiir de yazdım, şarkı da söyledim, kaset de doldurdum... Aşk insanı besleyen bir duygudur. Kelime manasıyla da özdeşleşecek şekilde, aşk zehirli bir duygudur ve seni sarar. Benim de geçmişte çok şarkı söylediğim yoğun duygular yaşadığım dönemler olmuştur.

Kaynak: Medyatava Haber Merkezi
Sıradaki Haber İçin Sürükleyin