'Bir bizdeki yardımcılara bakın bir de onlara'

Hürriyet Gazetesi yazarı Koray Durkal, bugünlü köşesinde, Avrupa'nın başarılı teknik direktörlerinin yardımcılarıyla, ligimizde görev yapan yardımcı hocaları karşılaştırdı.

'Bir bizdeki yardımcılara bakın bir de onlara'

Koray DURKAL / HÜRRİYET

Bir bizdeki yardımcılara bakın bir de onlara

Jürgen Klopp’un güzel bir sözü vardır; ‘Bildiğiniz ve bilmediğiniz şeyleri kabul edin, etrafınızı kendinizden daha donanımlı insanlarla kuşatın ve bunu bütünlük, alçakgönüllülük ve tutkulu bir rekabet ruhu ile birleştirin. Bu gerçek liderliğin özüdür’ Ne zaman bu sözü düşünsem aklıma ‘bizim teknik direktörlerimizin yardımcıları kim?’ sorusu geliyor.

CV’LERİ KİTAP OLUR

Fatih Terim’in yardımcılarını biliyoruz, ‘malum sebeplerle’ nasıl gündeme geldiklerini de. Ancak Ersun Yanal’ın teknik ekibi kimlerden oluşur, bilmiyoruz. Keza Abdullah Avcı’nın da öyle. Beşiktaş’a geldiği gün yardımcı olarak getirdiği Orhan Ak polemiğiyle en azından birini öğrenme şansımız olmuştu. Yine de bu teknik adamlar kimlerdir, nereden gelmişlerdir, futbol altyapıları nereye dayanır, hangi eğitimi almışlardır en ufak bilgimiz yok. Ükemizde maalesef onlar sadece kağıt üstünde görünürler. Galibiyette tüm başarı teknik direktöre aittir, mağlubiyette ise forma kutsaldır, futbolcular bu ağırlığı kaldıramamıştır. Teknik ekibe dair en ufak bir şey duymayız, görmeyiz.

Avrupa’da ise durum bambaşka. Scout ekipleri gelecek vaat eden yardımcı antrenörleri de izlerler. Bu yardımcıların öyle önemli CV’leri ve hikayeleri vardır ki deyim yerindeyse üzerine kitaplar yazılır.

Guardiola yetkilerini Arteta’ya bırakabiliyorsa, Klopp bilgisine hayran olduğu Linders’in planına sadık kalıyorsa, Mourinho, Sacramento’nun farklı fikirleriyle yeni yollar bulurum diyebiliyorsa başarıya giden yolun “her şeyi ben bilirim” klişesinden geçmediğini anlamak gerek.

Yazının devamını okumak için TIKLAYIN

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin