Beyoğlu Sineması emektarı Ali Erkan Kardan anlattı...

Beyoğlu Sineması emektarı Ali Erkan Kardan sinema sektörünü değerlendirdi. Kim haklı, dağıtımcı mı, salon sahibi mi, yapımcı mı? İşte Ali Erkan Kardan'ın anlattıkları... Ali abiyi dinliyoruz…

Google Haberlere Abone ol
Medyatava Özel Beyoğlu Sineması emektarı Ali Erkan Kardan anlattı...

Sinemanın dünü bugünü desem…
Meslekte 51 senem doldu, 25 senedir Beyoğlu Sineması’ndayım, öncesi Saray, Yeni Melek, Lale, Dünya Sinemaları’nda yıllarca çalıştım. Şu an sektör çok kötü, film dağıtımcılarının oyununa gelmiş gibi sektör. Bunu daha önce de UP film şirketi yapmıştı, sonra aynı şekilde Warner Bross yaptı, her sinemaya kopya film dağıtarak sinemaların batmasına sebep oldular. Üstüne de yarı yarıya kar bölüşümü koydular, eskiden pazarlık sistemi vardı, haftalık, sezonluk anlaşılıyordu ve filmler salonlarda gösterime giriyordu, kazanıp kazanmamak sinemacının kendi kaderiydi. Şimdi aynı filmi Atlas’a da gönderiyor, Majestik’e de, Demirören’e de… Filmi dağıtıyor ve seyirciyi böldürüyor, eskiden 29 sinema varsa aynı hafta içinde 29 tane film vizyona girerdi.

Sektördeki bilet, dağıtım, kar bölüşümü kavgasında sence kim haklı Ali abi?
Bence sinemacılar haklı ama sektör dağıtımcıların elinde olduğu sürece sinemacılar istediği kadar bağırsın haklı çıkamazlar. Dağıtımcı, “ister oynat ister oynatma, ben bir hafta içerisinde paramı alırım, gerisine karışmam” diyor. Sinemacılar ne yapsın? Seyirciyi çekebilmek için elbette mısır verecek, promosyon dağıtacaklar ama bu promosyonda hile yapan sinemacılar varsa o da kendi hataları.

Ali Erkan Kardan

Beyoğlu semtinde sinema salonları ne durumda?
Beyoğlu seyircisi Gezi’den sonra biraz çekildi, Kadıköy’e, Beşiktaş’a çekildi, Beyoğlu’nda seyirci kalmadı, burası Araplara kaldı. Atlas Sineması’nın durumu şu anda pek iç açıcı değil, Beyoğlu Sineması da kendi yağında kavrulmaya çalışıyor, şu an vizyonda filmler var, sezon olduğu için biraz iyi durumdayız. Grand Pera’daki sinemalara, Emek Sineması’na hiç gitmedim çünkü protesto ediyorum, içim sızlar. Ne anılarımız var orada, Eşkıya filminde insanlar karaborsa bile bilet bulamazken şimdi o bina kapandı, yıkıldı gitti. Yavuz Turgullar… Şimdi bir tane yönetmen çıkmıyor artık, dün Tunç Başaran’ı kaybettik. Ahlat Ağacı Nuri Bilge ve Zeki Demirkubuz var. Sinema filmlerini izliyorum, bize gelenleri izliyorum, dışarı çıkıp ta izleyemiyorum. En son Müslüm filmini izledim dışarda, onda da hem ağladım hem güldüm hem alaturka hem de güldüm, ama eksiklikleri olan bir filmdi, Müslüm’ün hayatı eksik işlenmişti.

Bunca senedir sinemanın içindeyim, bir senaryo yazıyım, kamerayı elime alayım diye içinizden geçirdiniz mi?
Yok düşünmedim, haddimi biliyorum. Onlar eğitimli insanlar, sanatını yapan insanlara saygı duymam gerekiyor.

Not: Medyatava olarak Ali abimize teşekkür ediyor, geçirdiği kalp ameliyatından dolayı geçmiş olsun diyoruz.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin