Aydın Doğan Yalçındağ ve Jamie Cooke, Discovery ve BluTV ortaklığını anlattılar: 'BluTV yapımı orta ve yüksek bütçeli daha çok proje göreceğiz'

Dünyanın önde gelen medya ve eğlence şirketi Discovery Inc. geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin ilk ve en büyük yerel abone bazlı online video izleme platformu BluTV’ye yatırımını duyurmuştu.

Google Haberlere Abone ol
Aydın Doğan Yalçındağ ve Jamie Cooke, Discovery ve BluTV ortaklığını anlattılar: 'BluTV yapımı orta ve yüksek bütçeli daha çok proje göreceğiz'

BluTV CEO'su Aydın Doğan Yalçındağ ve Discovery ile yapılan ortaklık sonrası BluTV Yönetim Kurulu'na katılan Jamie Cooke, Episode dergiden Fulya Turhan'a röportak verdi.

Fulya TURHANEPİSODE

Bay Cooke, sizinle başlayalım. Bize kendinizden, kariyerinizden bahseder misiniz? Şu an BluTV yönetim kurulu üyesisiniz, bu süreç nasıl gelişti?

J.C.: Merhaba, ben Jamie Cooke, İngiliz’im ve 15 yıldır Discovery için çalışıyorum. Asıl departmanım İnsan Kaynakları ve sorunlara insan merkezli bir yaklaşımım var. Geçen yıllarda Discovery’de farklı roller üstlendim. Son görevim insan kaynakları müdürlüğüydü ayrıca Avrupa’daki hemen hemen tüm ücretli kanallarımızdan da ben sorumluydum. Ancak diğer işimi en basit haliyle “sorun çözücü” olarak ifade edebilirim. Yani patronum, EMEA yöneticisi Kasia (Kieli), beni her ülkede ve departmanda herhangi bir projede çalıştırabilir; işler nerede sıkıştıysa… İşte benim Discovery’deki rolüm bu. Kişisel yaşamıma gelirsek Londra’nın dışında eşim ve çocuklarımla yaşıyorum. Biri 10, biri 8 yaşında iki çocuğum var. Üniversitede arkeoloji okudum. Tarih ve insanlığın tarih boyunca aynı hataları tekrar tekrar yapması benim için ilgi çekici bir konu oldu. Aynı zamanda yönetici koçluğu yapıyorum. Şimdilerde bu işi pek yapamıyorum çünkü işim çok yoğun ama geçmişte okul öğretmenlerini eğittim. Ayrıca yaşadığım yere yakın okulların ve epey yoksul bölgelerdeki 10 okulun yönetim kurulunda yer aldım. Şu an ise Discovery’nin Ortadoğu Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Rusya (CEEMEA) genel müdürüyüm. EMEA’da Discovery’nin Pay TV kanallarının birçoğunu yürütmekten sorumluyum aynı zamanda. BluTV ile bağlantıma gelince… Doğan’la eylül ya da galiba ekimde, yeni işime henüz başlarken tanıştık. Ortaklığı hayata geçirmek için çalışıyorduk ve benim de yönetim kurulunda yer almamın mantıklı olacağına karar verdik çünkü benzer tecrübelere sahibim. Bunun dışında Türkiye’de zaten faaliyetlerimiz mevcut. DMAX, TLC gibi kanallarımız var. Bir süredir Türkiye’de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İş modeli geliştirdiğimiz her yerde fırsatları değerlendirmek istiyoruz. BluTV’nin yönetim kurulunda bulunmamın ana sebebi de bu. İşi, Doğan ve ekibi yönetiyor ama böylece ben, ekibim ve Doğan ile onun ekibi arasında günlük daha çok etkileşim olacak. Biliyorsunuz, BluTV’de Discovery+’ı başlatıyoruz. Bu kanalı işletebilmek ve Discovery’nin en iyi programlarını izleyiciyle buluşturabilmek için yakın çalışmamız önemli. Yani küresel ekip, BluTV’yi Türkiye’nin ötesine nasıl taşırız konusunda çalışıyor; bizim katkımız bu. Yerel bilgi dağarcığını taşıyan ekip ise bizimki değil. İki taraf için de mantıklı, böyle bir ortaklığımız var. Birbirimize yardım ediyor, birlikte beyin fırtınası yapıyoruz.

Şahane. Peki, nasıl bir potansiyele yatırım yaptınız? Yani Discovery burada nasıl bir gelecek görüyor?

J.C.: Discovery için de birçok başka şirket için de geleceğin internet platformlarında olduğunu düşünüyorum. Nüfusun fazla olduğu ve sağlıklı gelişen internet platformlarının bulunduğu, aynı zamanda iş yaptığımız ülkelerden bir liste çıkardığımızda orada Türkiye de var. Meseleye böyle bakıyoruz. Pazarın hangi ülkelerde büyümekte olduğunu ve hangi ülkelerde ortaklık kurabileceğimizi araştırıyoruz. Türkiye de bunlardan biri.

Doğan Bey, Discovery ile ortaklığınız organizasyon şemanızı nasıl etkileyecek? Yapımlarda karma ekipler oluşturulacak mı? Bay Cooke'un yanı sıra başka isimler de size katılacak mı?

D.Y.: Yönetim kurulumuzda Jamie’nin yanı sıra Discovery’den Roanne Lea Weekes de var. Jamie’nin de söylediği gibi, birlikte senelik plan yapıyoruz. Nelere yatırım yapacağımızı, hangi alanlarda büyümek istediğimizi tartışıyoruz. Günlük işleriyse daha çok ben ve ekibim yürütüyoruz ama tabii ki Jamie ve ekibiyle de sık sık iletişim içindeyiz. Şu an BluTV ekibi olarak 80 kişiyiz ama ekibi genişletmek bakımından organizasyonda pek fazla değişiklik olacağını sanmıyorum.

Discovery-Blu TV ortaklığı, Blu TV kullanıcıları için neleri değiştirecek? Yerli yapımlar ya da yabancı içeriklere ne gibi katkıları olacak?

D.Y.: En başta, mayıs ayı başında Discovery+’ı yayınlamaya başlayacağız. Discovery+’ta tüm Discovery içeriği, en ikonik programlar yer alıyor. Bu, izleyicilere sunacağımız en büyük yenilik olacak. Tabii ki sahip olduğumuz yeni sermayeyle bütün yıl boyunca daha çok orijinal yapıma yatırım yapacağız. Yani BluTV yapımı orta ve yüksek bütçeli daha çok proje göreceğiz. İçerik sayısı artacak.

Discovery+, BluTV platformunda izlenebilecek değil mi?

J.C.: Evet. Discovery+, BluTV platformunda bir bölüm olacak. Bu bölüm, bütün küresel içeriğimizi içerecek. Saatlerce Discovery içeriği BluTV tarafından yayınlanacak ve bunun gitgide artacağını umuyoruz… Bunun eşsiz tarafı ise Türk izleyicilerin hem Discovery+ orijinal içeriklerine hem de Discovery içeriklerine erişebilecek olması. Discovery+ için tüm dünyada birçok özel yapım üretiyoruz. Bunlar ilk kez BluTV’de yayınlanacak. İzleyiciler yeni bir program serisi olan Oprah Winfrey ile SuperSoul’a, Gold Rush programına, 90 Day Fiancé’nin spin-off’u 90 Day Diaries’e BluTV üzerinden erişecek. Lady Gucci gibi kimi ilginç belgeseller de olacak. Discovery+’ın içerikleri tüm dünyadaki ortakları için gerçek bir değer vaat ediyor çünkü diğer dijital platformlara bakarsanız, onların senaryoya dayalı işlerde yarıştığını görürsünüz. Discovery+’ın iş teklifi ise çok daha açık: Gerçek yaşama dayanan bir eğlence vaat ediyor. Bu boşluğu, devasa içeriğimizle doldurduğumuzu düşünüyoruz. Nitekim Discovery+’ın aralık ayında tüm dünyadaki abone sayısı  5 milyondan 2021’in ilk çeyreğinde 12 milyona yükseldi. Bu çok büyük bir artış. Bununla beraber, yerelle küreseli bir araya getirme işi de iyi işledi. Abone sayısını artırmanın yanında abonelere daha geniş bir içerik sunmaya yaradı. ABD’de Verizon ile ortaklığımızda bu oldu, Ortadoğu ve Afrika (MENA) bölgesinde de Starzplay ve Jawwy TV’yle ortaklık kurduk. BluTV ile de aynı stratejiyi sürdürüyoruz. Bu açıdan BluTV izleyicisi öncelikle daha önce BluTV’de olmayan bir içeriğe erişecek. Bir de, henüz bu konuda kesin planlar olmasa da, gelecekte BluTV’yle beraber nasıl içerikler üretebileceğimizi de düşünüyoruz. Eurosport 1 ve 2 kanallarını ve Discovery’nin haklarına sahip olduğu Olimpiyatlar gibi spor organizasyonlarını BluTV’ye dahil etmeyi de düşünüyoruz. Dediğim gibi, henüz kesinleşmiş bir plan yok ama bu fikirleri geliştiriyoruz.

BluTV yapımlarını dünyaya, özellikle Türkiye’nin henüz girmediği pazarlara satmak için planlarınız neler?

D.Y.: Bu önemli bir soru. Discovery ile ortaklığımızın bize en büyük katkılarından biri, Discovery’nin dağıtım ağı ve çoğu pazarda bulunması olacak diye düşünüyorum. Türk dizileri zaten MENA bölgesinde, Güney Amerika’da ve Doğu Avrupa’da epey popüler. Jamie’yle belli bölgelerde BluTV  yapımlarını test etmeyi tartışıyoruz yani bu ortaklık sayesinde Discovery’nin dağıtım ağını, Türk yapımlarını başka bölgelere taşımakta kullanacağız. Bu bizim için büyük bir avantaj. Geçenlerde BluTV’nin StarzPlay’de yer alacağı açıklandı mesela. Ortaklığımızı ve ilişkimizi nasıl geliştirmeye başladığımızın güzel bir örneği bu.

BluTV şu anda karşılanabilir bir yıllık ödeme politikası güdüyor. Discovery bu fiyat politikasını destekliyor mu ve böyle devam edecek mi?

J.C.: Evet, evet, destekliyoruz. (Gülüyor)

D.Y.: Şu an böyle devam etmeyi düşünüyoruz çünkü bu yıllık ödeme planı epey ilgi gördü. Pandemi koşullarında izleyenlerimize elimizden geldiği kadar destek vermeye devam edeceğiz.

Şu an BluTV çeşitli dil seçenekleriyle yurtdışından erişime açık. Ortaklığınız bu konuda BluTV’yi nereye taşıyacak? Discovery’nin uluslararası pazarda sahip olduğu gücü düşününce BluTV orijinal yapımları için dil seçenekleri artacak mı mesela?

J.C.: Dürüst olmak gerekirse bence bunu konuşmak için henüz çok erken. Gerçi az önce StarzPlay örneğini verdim; oraya BluTV’yi hızla taşımayı başardık. Ancak henüz önümüzdeki genişlemeleri konuşma aşamasındayız. Ekiplerimiz çok yakın çalışıyor, hep iletişimdeler. Pazarlama ve reklam ekiplerimiz de öyle ancak işin Türkiye dışında nasıl olacağını söylemek için henüz erken diye düşünüyorum.

D.Y.: Aynı fikirdeyim. Jamie’nin dediği gibi, henüz bu konuda kesin bir şey söylemek için erken. Kesin olan, Discovery içeriğinin ve Türk yapımlarının belirli bölgelerde popüler olduğu. Ancak Jamie’nin dediği gibi, diğer bölgelerde neler yapacağımızı göreceğiz. StarzPlay gibi platformlarla mı çalışacağız yoksa kendi başımıza mı diğer bölgelere gideceğiz, buna bakacağız.

BluTV, iki ayda bir orijinal bir dizi yayınlayacağını duyurmuştu. Discovery ortaklığıyla beraber bu planda değişiklik oldu mu? Sayı artacak mı?

D.Y.: Umarım artar ama her ay orta ya da yüksek bütçeli bir yapım yayınlamak şirketi kurduğumuzdan beri nihai amacımız. Çünkü izleyicilerimiz için orijinal yapımların çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu yüzden bizim açımızdan her ay bir orijinal yapım yayınlayabilmek son aşama. Bunu yapabilirsek, ki seneye bu sayıya erişmeyi planlıyoruz, izleyicilerimizin çok mutlu olacağına eminiz. Kesinlikle yurtiçinde varlığımızı artıracağız ve umarım daha geniş bir kütüphaneyle uluslararası varlığımızı da artıracağız.

Röportajın tamamı Episode dergide!

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin