Aşı karşıtlığı yapan doktorlara sert çıktı. Ya yeni kitaplarını tanıtıyorlar, ya da zerdeçal satıyorlar

Medyatava'ya özel açıklamalarda bulunan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümünde Uzmanlık Eğitimi alan Dr. Mert Savcı, aşı karşıtlarına sert çıktı: Televizyonlara hekim kimliği ile çıkıp halkın aşılara dair tereddüde düşmesine sebep olan kişiler mevcut. Bu kişilere baktığınızda bazılarının yeni kitaplarının çıktığını, bazılarının da takviye ürün adı altında kendi firmasına aite 400 TL’lik zerdeçal haplarını önerdiğini görüyoruz.

Google Haberlere Abone ol
Medyatava Özel Aşı karşıtlığı yapan doktorlara sert çıktı. Ya yeni kitaplarını tanıtıyorlar, ya da zerdeçal satıyorlar

MEDYATAVA

Maltepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşiresi Fatma Utkan, Filyasyon ve aşılamada görev yapan Dr. Atakan Toprak ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümünde Uzmanlık Eğitimi alan Dr. Mert Savcı özellikle aşılanmamış veya yeterli dozda aşı yaptırmamış kişilerin ciddi oranda yoğun bakım ünitesine yatışının yapıldığını medyatava'ya anlattılar.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümünde Uzmanlık Eğitimi alan Dr. Mert Savcı, Türkiye’de güçlü bir aşı karşıtlığı olduğunu düşünmediğini ifade etti. Türkiye'de çocukluk çağı aşılamalarının %96 gibi yüksek bir oranda yapıldığını söyleyen Dr. Savcı, bu kadar yüksek aşılama yapan bir ülkenin aşı karşıtı olduğu söylenemez dedi.


Dr. Mert Savcı

'TÜRKİYE'DE AŞI KONUSUNDA BİLGİ EKSİKLİĞİ VAR'

Dr. Savcı, '' Bu verileri aşılardan sorumlu aile hekimlerinden alıyoruz ve geri dönüşlerden bunun biri karşıtlık olmadığını anlıyoruz. Türkiye’de genel bir aşı tereddütü mevcut. Bu tereddütün bir nedeni aşılara dair bilgi eksikliğiyse diğer nedeni de aşıya karşı olduğunu söyleyen bu küçük grubun sesinin gövdesine oranla çok çıkabilmesi. Bu iki konu hakkında da Sağlık Bakanlığının mesai yapması şart. Yoksa bu durum aşılamanın yavaşlamasına ve salgının birkaç ay daha devam etmesine sebep olacak.

Televizyonlara hekim kimliği ile çıkıp halkın aşılara dair tereddüde düşmesine sebep olan kişiler mevcut. Bu kişilere baktığınızda bazılarının yeni kitaplarının çıktığını, bazılarının da takviye ürün adı altında kendi firmasına aite 400 TL’lik zerdeçal haplarını önerdiğini görüyoruz. Aşıya karşıtlık yapan bilgisiz bir kitle varsa, bilip de kötü niyetli davranan bir kesim de mevcut.

'YOĞUN BAKIMDA YATANLARIN %95'İ AŞISIZ'

Pandemiyi bitirmeden risk bitti diyemeyiz. Fakat yine de aşı olmayanlara göre daha az risk altındasınız. Şu anda yoğun bakımlarda yatan hastaların yüzde 95’i aşısız ya da aşısını tam olmayan kişilerden oluşuyor. Aşı olmasına rağmen yoğun bakım yatışı gereken hastalar ise bağışıklık sistemini baskılayacak ek bir hastalığı olan kişiler genelde'' dedi.

'AŞI OLANLAR DAHA AZ RİSK ALTINDA'

Maltepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşiresi Fatma Utkan, aşı olmayanların diğerler insanlara ciddi bir tehdit oluşturduğunu, aşı olmayanlara göre aşı olanların daha az risk altında olduklarını söyledi.


Hemşire Fatma Utkan

Hemşire Utkan, ' Aşı karşıtlığı her yeni aşıda karşımıza çıkarılan bir sorun. Eskiden köylerde Aşı karşıtları nasıl çalışma yürütüyorsa, şimdi de teknolojiden, sosyal medyadan faydalanarak aynısını tekrar ediyorlar. Yalnız ne var ki ailelerinin yaptırmış oldukları çocukluk çağı aşıları kendilerini korumuş olmasaydı, bugün bu kadar sağlıklı olabilecekler miydi?

'HERKES AŞI OLMALI'

Aşı olmayanlara göre daha az riskiniz var ama yine de risk altındasınız. Sonuçta aşı olmayanlar diğer kimselere ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sebeple herkesin aşı olmasını ısrarla, her fırsatta dile getiriyoruz.

Aşı karşıtlarının yanlış tezlerine her zaman bilimle cevap verdik, bundan sonra da öyle yapıp savaşmaya, ülkemizi daha sağlıklı nesillere götürmeye devam edeceğiz. O kimselere kafa yoracak vaktimiz yok, kendi işimize odaklanıyoruz. Zaten vatandaşlar da kendi ifadelerinin aksine onlarla birlikte yürümüyor. Azınlık bir gruplar ve her zaman da öyle kalacaklar.

Aşı karşıtları unutmamalılar ki, aşısız hayatın komplikasyonları daha fazla. Böyle bir dünyayı yaşamadılar, biz aşısız dünya olmasın diye gece gündüz çalıştığımız için bu kadar rahat konuşabiliyorlar' dedi.

Filyasyon ve aşılamada görev yapan Dr. Atakan Toprak, 2 doz aşısını olan insanlarda yüksek miktarda antikor seviyesi görüleceğini bunun koruyuculuğunun da insanların maruz kaldığı virüs yüküne ve çeşidine göre değişiklik gösterdiğini söyledi. Dr. Toprak, virüsün bulaş hızını azaltmak ve daha fazla mutasyonla karşılaşmamak için hızla ilk doz aşılarımızı olmalıyız dedi.


Dr. Atakan Toprak

'KORONAVİRÜS ÇOK HIZLI MUTASYONA UĞRAMAZ'

Dr. Atakan Toprak, 'Mutasyon yönünden griple karşılaştırmıştım ama grip bir kişiden ötekine bulaşana kadar dahi mutasyona uğrayabilir. Koronavirüsler o kadar hızlı mutasyona uğramaz. Yine de gripte olduğu gibi yaşlı, bağışıklık sistemi düşük, kronik hastalığı olan kimselere her yıl aşılama yapılabilir. İnsanlar bilinmeyenden korkar. Toplumu bu konuda eğitmemiz gerekiyor. Aşı karşıtlarının çözüm olarak sundukları bazı şeyler, çocukları bir arada tutup toplumsal bağışıklık yapalım ya da virüsü alıp öldürüp insanlara verelim gibi... Aşının ilk bulunma şeklini anımsatıyor. Koronavirüs ciddi komplikasyonları olan sistemik bir hastalık. Hastalığı geçirip toplum bağışıklığı oluşturalım lafı ölen ölsün kalan kalsın demek.

Bağışıklık sistemi komplike bir sistem. Genel olarak amaç hafıza hücreleri üretmek. Bunu ya hastalığı geçirerek ya da aşı ile virüs parçaları vererek sağlayabiliriz. Hafıza hücreleri girecek virüsü hızla tanıyıp hızlıca savunmada rol oynayacak hücrelere bazı kimyasal maddelerle haber vermesi sebebiyle önemli. Bu hücreler hayat boyu vücudumuzda kalırlar. Çocukken yapılan aşıların çoğunun hayat boyu tekrar yapılmama sebebi de bu. Tabi yaşlandıkça, bağışıklık sistemimiz zayıfladıkça bu hücreler de zayıflar. Tekrar aşı yapmak gerekir. Bu hücreler, virüsle ne kadar çok karşılaşılırsa o kadar çok ve etkili olur.

Şu sıralar 3 doz sinovac aşısının 2 doz biontech aşısından daha etkili olduğu söyleniyor. Sebebi bu olsa gerek' dedi.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin