Ali Atıf Bir, Sayım Çınar'a konuştu: 'Yayıncılık çok satan arayarak olmaz!'

Sayım Çınar Ali Atıf Bir ile söyleşti, The Kitap ile başlayan yayıncılık yolculuğunu konuştu. Atıf Bir “sabit fiyat yasası gelmek zorunda,” diyor, yayıncılığın geleceği için bir arada olmayı önemsiyor. Devamı söyleşimizde.

Google Haberlere Abone ol
Medyatava Özel Ali Atıf Bir, Sayım Çınar'a konuştu: 'Yayıncılık çok satan arayarak olmaz!'

Sayım Çınar, Ali Atıf Bir ile söyleşti, The Kitap ile başlayan yayıncılık yolculuğunu konuştu. Atıf Bir “sabit fiyat yasası gelmek zorunda,” diyor, yayıncılığın geleceği için bir arada olmayı önemsiyor. Devamı söyleşimizde...

Sayım ÇINARsayimcinar@gmail.com

"Yayıncılık çok satan arayarak olmaz!"

The Kitap, The Roman, The Çocuk… Son üç yıldır ciddi bir yayıncılık faaliyeti yürütüyorsunuz. Yayıncı olmak nasıl bir duygu?

Benim asıl mesleğim gazetecilik değildi. Köşe yazıları yazıyordum. Sivri dilliydim, popülerliğim de yazıların yaygınlaşmasını etkiledi. Üniversiteydim asıl olarak. Emekli olduktan sonra danışmanlığı sürdürdüm, hala da sürdürüyorum. 30 bin kitaptan oluşan bir koleksiyonum da vardı bir yanda. İlk başta nonfictionla başladık. Kitap benim hobimdi zaten. Yayıncılık insanın kanına işleyen bir meslek. Fuarlar, toplantılar… sektör çok zor bir yandan. Pazarlamayı, satışı bilen biriyim ama kitabının rafta ne kadar kalacağını bilemediğin bir ortamdasın. Veri yok. Geleceğin ne olduğunu, paranın dönüşünü bilmiyorsun. İyi kitaplar basalım, okurla iyi kitap buluşturalım, kimseyi üzmeyelim, aklımızı ortaya koyalım, böyle bir amacım var.

Güzel bir planınız var önümüzdeki günler için.

Roman ve çocuk konusunda bir yarışma açacağız yakın zamanda, senin de desteğinle. Birçok yayınevi yapıyor bunu zaten. Renk ve çeşitlilik katmak istiyorum sektöre. Tüm yaptığımız şeyleri kendimizi ifade etme biçimi olarak görüyorum. 30 bin kitap demek 30 bin beyin demek benim için, heyecanlıyım. Sesli kitap da, e kitap da öldürmüyor ve kitap hep kalacak. Ekran izlemeye karşı kitap kazanacak.

"Klasik basmam dedim ama sonra yenildim"

Yayıncılığın birçok çeşidi var. Klasikleri basmak, moderne yönelmek, birçok yaklaşım var. The Kitap nerede duruyor?

Biz genele oturuyoruz. Nonfictionda iyi kitaplar, meselesi olan kitaplar basmak istiyoruz. Klasik basmam dedim, sonra da yenildim. 30 – 40 klasik bastım şimdiye kadar. Çeviri kitap daha çok basmamız gerekiyor bir yandan da. E-ticareti yayıncıların elele vererek çözmesi gerek.

Eskiden SEKA vardı.

Çok kötü bir devlet politikasıydı SEKA’yı kapatmak. Kağıttan öte, yabancı 50 euroya satıyor kitabı, ben aynı kitabı 2 euroya satıyorum. Sabit fiyat yasası gelmeli.

Telifsiz eserlerin basılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir entel ezberi var, kitap okunmuyor. Oysa böyle değil. Kitabı okuyabilecek adam okuyor. Klasiklerin de modernin de yayınlanmasını destekliyorum.

Manevi boşluğu doldurmak için okumak bir ihtiyaç.

Çok doğru. İnsan yalnız ve o yalnızlığı gidermeye çalışıyor. Onu kendisiyle konuşturan en önemli şey kitap. Beyninin, varlığının anlamasından zevk duyuyor.

Çocuk yayıncılığınızdan da söz edelim.

Çocuk kitaplarına da girdik. Çok büyük özensizlikler var. Bir kültürü paylaşıyoruz ve o kültürle ilgili belirli yayınevlerinin kaygıları olmalı. Yasakçılıktan söz etmiyorum, savrukluk aslında söylediğim. Yayın çizgisinde tutunarak büyümekten yanayım. Dağıtım işlerinde arayışlar içindeyiz. Dağıtımı kontrol etmeden yayıncılık yapamazsınız. Büyük bir AVM’de kitap cafe projesi üzerine çalışıyorum. Kitapçıları çeşitlendirmek zorundayız.

Çok yönlü bir isimsiniz. Yayıncılıkla birlikte neler keşfettiniz kendinizde?

Bu kadar çok kitap fuarına gitmezdim. Her kitabı önceden görmek beni heyecanlandırıyor. Bir yıl sonra insanların neler okuyacağını görmek beni geliştiriyor.

Nasıl dönüşler alıyorsunuz?

Türkçe yazarlarımızı artıracağız. Dengelemek istiyorum çeviri ile yerli telif eseri. Herkes bir çoksatan arıyor ama kaliteli kitap da çok önemli. Bu iş çoksatan arayarak olmuyor. Önce seveceğin kitabı basacaksın. 120 kitabım var, bir ikisinden mutsuzum yalnızca. Sabrediyorum ve sonucunda yıllardır edindiğim birikimi kullanıyorum. Olgunluğun getirdiği bir sabır belki de. Kendimi gerçekleştirmek için yayıncılık yapıyorum.

Önümüzdeki günlerde neler var?

Firiştegan’dan çok umutluyum. Büyük bir kampanya yapıyoruz. Sonuçları iyi olacak. Çocuk kitabı serisi de güzel olacak. Yunan mitolojisi ile çocuk bir araya geliyor. Niş bir yere yerleşecek bence.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin