Meral Akşener açıkladı: İYİ Parti'nin İBB Başkan adayı Buğra Kavuncu oldu. Ankara'da ise Cengiz Topel Yıldırım aday gösterildi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının Buğra Kavuncu olduğunu açıkladı. İYİ Parti'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı ise Cengiz Topel Yıldırım oldu.

Google Haberlere Abone ol
Meral Akşener açıkladı: İYİ Parti'nin İBB Başkan adayı  Buğra Kavuncu oldu. Ankara'da ise  Cengiz Topel Yıldırım aday gösterildi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının Buğra Kavuncu olduğunu açıkladı. İYİ Parti'nin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı ise Turhan Çömez oldu. Ankara Sincan'da Fatih Koca aday gösterildi. 

İYİ Parti'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı da belli oldu. Akşener, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının Cengiz Topel Yıldırım olduğunu açıkladı.

Akşener, konuşmasında Meclis Genel Kurulu'nun İsveç'in NATO'ya üyelik protokolünü onaylamasına da tepki gösterdi. İsim vermeden İsveç'in NATO'ya üyelik protokolü oylamasına evet oyu veren CHP'yi eleştiren Akşener "'İktidar ile hizalanmayacağız.' diyenlerin 'AK Parti’yle aynı bildiriye imza atmayız.' diyenlerin iktidarla birlikte aynı vahim yanlışa, şaşırtıcı bir uyum içerisinde el kaldırışlarına şahit olduk." dedi.

İSVEÇ'İN NATO ÜYELİĞİNE TEPKİ

Akşener'in açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şöyle: İsveç’in, NATO’ya katılım protokolü İYİ Partimizin, “hayır” oyuna rağmen Cumhur İttifakı ve CHP oylarıyla maalesef kabul edildi. Böylece milli güvenliğimiz için talep ettiğimiz hususlar henüz yerine getirilmemiş muhataplarımız tarafında kabul edilebilir adımlar, henüz atılmamış olduğu halde ülkemizin elindeki, çok önemli bir koz adeta bir muammayla elimizden uçup gitmiş oldu.

Biz, İYİ Parti olarak bu konuda daha en başından beri ne söylediysek milletimize ne söz verdiysek onun savunucusu olduk. Hem Dışişleri Komisyonu’nda hem de Genel Kurul’da Türk milletinin, çıkarları için tutarlı ve akılcı bir yöntemin işletilmesi için uğraştık.

Çünkü NATO’nun genişleme sürecini ülkemizin güvenlik mimarisi bakımından önemli bulsak da Türkiye’nin çıkarları, onuru ve saygınlığı bizim için her şeyden önemliydi.

Ancak, öyle bir oylama yaşadık ki adeta, bir turnusol kağıdı niteliğindeydi. Bir tarafta madde madde şartlar açıklayıp bol keseden atanların içerde efelenip dışarda sus pus olanların daha önce, nicesine şahit olduğumuz, tornistanlarını izledik.

Diğer taraftaysa “İktidar ile hizalanmayacağız.” diyenlerin “AK Parti’yle, aynı bildiriye imza atmayız.” diyenlerin iktidarla birlikte, aynı vahim yanlışa, şaşırtıcı bir uyum içerisinde el kaldırışlarına şahit olduk.

İsveç meselesinde bu tavrı ortaya koyanlar tıpkı Rahip Bronson rezaletinde ve Kaşıkçı davasında olduğu gibi bir kıskaç siyasetini, yine milletimize dayatmış oldular. Terörle mücadele tezkeresini, sakıncalı bulup, “hayır” diyenler de teröre alan açanları, NATO’da müttefikimiz yapmakta en küçük sakınca görmediler. 

TÜİK'E TEPKİ


"İnsana sormazlar mı madem milletin hissettiği enflasyonu açıklamıyorsun , rakamları gerçeklere göre belirlemiyorsun o zaman kimin rakamlarını belirliyorsun kardeşim? Siz bu milletle dalga mı geçiyorsunuz? İnsanlar çimento mu yiyor? Milletin tüketim alışkanlıkları yanlış demek, millete ekmek bulamıyorsan tuğla ye demek gibi bir şey.

Sıradaki Haber İçin Sürükleyin