'Evdeki kumanda savaşını bitirdik'

Medyatava ÖzelYakında 100. bölümüyle ekrana gelecek olan FOX'un sevilen yarışma programı "Yaparsın Aşkım"ın sunucusu İlker Ayrık, Medyatava'dan Canan Kaya'nın sorularını yanıtladı...

'Evdeki kumanda savaşını bitirdik'

FOX ekranlarında yayınlanan ve sunuculuğunu İlker Ayrık'ın yaptığı "Yaparsın Aşkım" programı, 29 Aralık Cumartesi günü 100. bölümüyle ekrana gelecek... Medyatava'dan Canan Kaya, Sancaktepe'deki stüdyoda yapılan bu özel bölümün çekimlerini, 100 bölüm boyunca "Yaparsın Aşkım"da yarışan tüm yarışmacılarla birlikte izledi ve ünlü sunucuya programın başarısının sırlarını sordu...

Yaparsın Aşkım 100. bölüme ulaştı. Nedir bu işin sırrı?

Bence bu 100  bölümün sırrı samimiyet. Bu bir aile işi, çiftlerle yarışıyoruz. Aslında yarışmacı çiftlerimiz aynı zamanda  bizi izleyen, ekran başındaki aileler.

Şu çok önemli; eğer seyircide, televizyonda izlediği yarışmanın içinde olma isteiğini ve hissini yaratabiliyorsanız zaten o aileden biri olmuşsunuzdur demektir... Yarışmacılarım ve  seyircilerim bana bunu çok fazla hissettiriyorlar. Bu da samimiyeti doğuruyor...

Genelde erkekler televizyonda spor kanalları ve tuttukları takımların maç ve yorumlarını, kadınlarsa dizileri izliyor. Yani evlerde tam bir kumanda savaşı var... ‘’Yaparsın aşkım’’ başladığında kadın, erkek, çoluk çocuk aynı anda bizi izleyebiliyorlar... Çünkü şiddet yok, eğlence var, oyun var. Zannediyorum ki 100. bölümün sırrı programın içeriğindeki kuvvette...

Format, Türkiye'de bir ekran klasiği haline geldi. Stüdyo programlarının üvey evlat muamelesi gördüğü bir dönemde siz bu başarıyı neye borçlusunuz?

Tabii ki ekibime borçluyuz. Formatımız orjinal bir Alman formatı. Öncelikle formatın kendisi ve üreten aldığımız şirket dünyada pek çok ülkede yayınlanan şahane bir iş çıkarmış... Üzerine bizim içerik ekibimizin ülke şartlarımıza uygun hale getirmek için yaptıkları adaptasyon çalışması, yapım ekibinin desteklemesi ile büyük bir gemi oluştu... Bu geminin kaptanlığını da bana verdiler... Ve tabii ki FOX bu projeye hep inandı ve destekledi... Nadiren de olsa iyi sonuçlar gelmediği günlerde projenin hep arkasında durdu... Bir yıl içinde bir televizyon programının 100 bölüm yayınlanmış olması çok önemli. Kısacası herkes bu işi sahiplendi, elini taşın altına koydu ve büyük başarı geldi... Birlikte çalıştık, birlikte başardık, başarı asla tek kişinin değildir. Bu bir ekip işidir, tiyatroda da sinemada da bu böyledir...

Stüdyoya girdiğimde kendimi bir ailenin misafir odasında gibi hissettim. Müthiş bir bağ var aranızda...

Çalışma tempomuz çok yoğun, birlikte çok vakit harcıyoruz. 1 senede 100 bölüm demek zaten birlikte 100 bölüm vakit geçirmek demek. Birbirimizi anlamak birbirimizi sevmek bir mecburiyet haline geliyor. Ve iyi ki böyle mecburiyetler var. İnsanlar bizi evlerine, salonlarına misafir ediyorlar. Bizi misafir ettikleri samimiyeti stüdyoda yarışan yarışmacıları aynı samimiyetle ağırlayamazsak bu iş bu şekilde 100 bölüm süremez. Özellikle insanların burada kendini rahat hissetmesi, onlarla alay edilmeyip, bir eksikliklerinden dolayı gülme malzemesi yapılmayacaklarını biliyorlar. Biz her şeyden önce kendimize, sonra da yarışmacımıza saygılı davranmak için elimizden geleni yapıyoruz. Günahı ve sevabı ile 100 bölüm çeken bir ekibin elbette ki bağları kuvvetli olur.

100 bölümde neler yaşanmıştır neler ama en unutamadığınız anlar hangileriydi? Ya da yarışmacılar?

100 bölümde,  tabii ki çok güldük çok eğlendik. Düşünsenize 400 çift ağırlamışız ki 800 yarışmacı yapar; bu çok kıymetli. Hepsi birbirinden farklı  insanlar ve farklı dünyaları var.     

Benim için en unutulmaz an, 100 bölüm sonunda, doğal olarak; çok özenerek hazırlandığımız 100. bölümün çekimindeki atmosfer.

Yani 100 bölüm boyunca bizimle yarışmış, araba kazanmış ya da kazanamamış tüm yarışmacılarımızın 100. bölümü kutlamak üzere, stüdyoya gelip, tribünlerdeki yerlerini alması...

Çok fazla yarışmacı misafir ettiğimizden tiplerini unutmasam  da hepsinin enerjilerini hatırlamak imkansız oluyor...

Fakat sohbet etmeye başladığımızda , arabayı kazananların  kimisinin okul açtığını, kimisinin kazandığı arabayı satarak ev peşinatı yaptığını, borçlarını kapattığını, iş kurduğunu, arabayı satıp parasıyla tüp bebek tedavisine başlayıp, tüp bebek sayesinde hamile kaldığını öğrendiğim yarışmacılar var. Bu gurur ve mutluluk verici birşey...

Bu 100 bölüm içerisinde unutulmaz çok an var ama 101. bölüm itibariyle en unutulmazı , bize  bu duyguları yaşatmış olmaları.

Hedef kaçıncı bölüm?

Bir bölüm hedefimiz yok. Bu seyircinin tevazusu, takdiri ile alakalı... Onlar istediği kadar devam eder... Nicelik önemli değil nitelik önemli. Biz adetin değil, kalitenin peşindeyiz.

Pervasız Yapım'ın yeni projeleri var mı peki?

Tabii ki var, hep var. Birden fazla sinema filmi çalışıyoruz. Bir yandan ürettiğimiz, üzerine çalıştığımız  format üretimlerimiz devam ediyor.

Pervasız Yapım olarak, Pervasız Digital çalışmalarımızla geleceğin medya mecralarında da pozisyon alıyoruz. Digital platformlara içerik üretmek adına bir arge çalışması yapıyoruz. Bütün şirketlerde bu böyledir, proje bitmez. Ama bizim Pervasız Yapım olarak asıl ve en büyük projemiz üretim ve uygulamada devamlılık...

Bir de müzik yapımcılığı da yapıyormuşsunuz artık. Ne gibi projeler var, kimlerle çalışıyorsunuz?

Pervasız Müzik etiketiyle , yetenekli sanatçımız  Ömer Salman’a şahane bir  albüm yaptık. Dağıtımı DMC tarafından yapılıyor.

Belki biz bir plak müzik şirketi değiliz ama bizim uçurtmamızda 7 tane renk var, bu 7 renk 7 sanata hizmet ettiğimizi simgeliyor. Müzik de bunlardan bir tanesi. Fırsatımız olduğunda ve doğru karşılaştırmayı yaptığımızda yapılmayacak bir şey yok.

Sanatçımız Ömer aynı zamanda kader birliği yaptığım çok iyi bir arkadaşım. İstanbul’a aynı dönemlerde geldik, aynı okullarda okuduk, aylarca aynı fast food zincirinde çalıştık. Ardından aynı okulu kazandık. Ben oyunculuk, Ömer halk müziği bölümünü kazandı. Pervasız Yapım onun müzik yapabilmesi için bir fırsat oluşturdu. Şimdi de bir albüm yaptık..

Hedefimiz özellikle bir müzik yapım şirketi olmak, albüm yapmak değil ; ama müzik yapımcılığına da devam edeceğiz. Seçeceğimiz çok niş sanatçılarla müzik yapımcılığı devam edecek.

Pervasız Yapım daha önceki soruda da belirttiğim gibi çok alanda faaliyet gösteriyor. Tiyatromuz var Pervasız Tiyatro. Sinema filmi yapıyoruz, tv programı üretiyoruz, projeler aşamasında, üzerine çalıştığımız diziler var, digital var ve müzik var. Farklı alanlar ve verimlilik çok önemli bir şey. Hepsini yapabiliyor olmak hem şaşırtıcı hem saçma ama hepsini yapabiliyoruz. (Gülüyor)

 

Canan Kaya / Medyatava

canankaya@medyatava.com

 

 

 

 

 

 

Sayfa Derleme Süresi: 0.5392 saniye