'Tiyatronun katharsis amacı vardır ve biz bunu yaşatıyoruz!'

Medyatava ÖzelSayım Çınar, ünlü oyuncu Eylem Yıldız ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

'Tiyatronun katharsis amacı vardır ve biz bunu yaşatıyoruz!'

Eylem Yıldız, İsimsiz adlı oyunla izleyicilerle buluşuyor son günlerde. Bir çiftin hikayesi üzerinden önemli sorgulamaların yapıldığı oyundan yola çıkan Sayım Çınar, Yıldız ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

Sayım ÇINAR / sayimcinar@gmail.com

'Tiyatronun katharsis amacı vardır ve biz bunu yaşatıyoruz!'

İsimsiz adlı oyunla seyircilerle buluştun. Özel bir oyunla karşı karşıyayız.

Sistemin dışında yaşayan karakterler var. Bir çift. Oyun alternatif bir sahnede, Berlin’de geçiyor. Kurum tiyatrolarında çalışan bir çift, sistem dışında bir şey yapmak istiyorlar, bir tiyatro salonu açıyor ve orada yaşayıp oynamaya başlıyorlar. Oyunlarını doğaçlama yazıyorlar. Çağdaş konulara temas ediyorlar. Dünyayla dertleri var. Bir noktada mutsuzlukları da var tabii. İronik bakıyorlar hayata.

Oyun Türkiye’de geçiyor hissi de var.

Bu çokça söylendi. Halbuki uyarlama değil, birebir çeviri. Çok benzerlikler var. Oyunda geçen birçok öğenin burada karşılığı çok var. Kadın erkek ilişkileri, meseleler çok evrensel. Bu yüzden seyirciyi çabuk içine alıyor. Metin çok tanıdık.

İlişkilere dair çok önemli ipuçları var. Cinsiyetler üstü bir durum var.

Tipik bir heteroseksüel oyunu değil. Tiyatro sahnelerinde çok görmeye alışık değiliz bu tarz çiftleri, hikayeleri. Bence feminist bir metin. Erkeği de tam bir kahraman olarak göstermiyor. Zaaflar çok ortada, çok açık, bunu önemsiyorum.

Sahnede dans var.

Çok eğleniyorum, bütün oyunda çok eğleniyorum aslında. Oynamaktan zevk aldığım en güçlü oyun bu galiba. Sağalttığı bir taraf var bu oyunun.

'İsimsiz çok katmanlı bir oyun, bu yönüyle keyifli bir seyirlik oluyor'

Birbirlerine yaklaşmaları devamında uzaklaşmalarını izliyoruz kadınla erkeğin oyunda. Aşkın hallerini görüyoruz.

Evet, çok doğru. Aşk olunca konu akla çok şey geliyor. Histerik bir şekilde karşı taraftan bir şey alma duygusu oluşuyor. Bir parça almak konu oluyor aşkta, koparıcı bir taraf var. Kadın erkekten, erkek kadından bir şey almak istiyor. Bir parçanı verip vermeme savaşı bu belki de. Çok katmanlı bir oyun, bu yönüyle keyifli bir seyirlik oluyor.

Eşit bir ilişki de var sahnede.

Çok doğru. Roller çok farklı. Yenilikçi. Nereye koyacağını bilemeyebiliyor seyirci. Bir seyirci geçenlerde oyunu izlerken çok sinirlendi, söylendi hatta. Provoke ettik o seyirciyi bizim performansımız, bu önemliydi. Burak da çok cesur bir oyuncu, onunla oynamak çok keyifli.

Klasik, poz üstüne kurulu oyunlardan yorulduk belki de. Bu yüzden bu oyun bu kadar özel. Terapi gibi bir yönüyle.

Bizim için de öyle oldu. Tiyatronun katharsis amacı vardır ve biz bunu yaşatıyoruz.

Kendine şaşırıyor musun performansın sırasında, sonrasında?

İyi geldi bana bu oyun. Zevk alıyorum, renkleri görmeyi seviyorum, boyutları görmeyi seviyorum. Çocuk yapmak için şiddetli bir istek duymadım ama rolde buna inanmak gerekiyordu. Kadınlığımı sorguladım, kendimi sorguladım.

Burak’la Asmalı Konak’ta oynuyordun, şimdi sahnedesin.

Evet, güzel bir deneyim bu.

Başka ne tarz tepkiler yorumlar geliyor?

Keyif almakla beraber biraz düşünceli çıkıyorlar oyundan seyirciler. Etkileniyorlar. Gözleri ışıldayarak çıkıyorlar. İlgi çok güzel. Sırada Eskişehir var. Salon dolmuş gibi. Sonra yaz geliyor, Ramazan. Yeni sezon hazırlıkları. Mayıs’ta devam ediyoruz, Kıbrıs’a gideceğiz sanıyorum.

'Sosyal medya, netflix, internet dizileri sektöre başka bir kapı açmaya başlayacak'

Sen televizyon dünyasını da yakından bilen bir isimsin. Dizilerdeki profil değişti mi?

Evet. Çok tek tip bir oyun sunuyorlar. Bir genç çift aşık ve onların çevresinde şekillenenler. Karakter oyuncusuna gerek kalmadı. Dizide olman sana bir şey kazandırmıyor maddi manevi olarak. Küçücük rol için 7/24 oradasın. Bunun için sahne, dublaj, tiyatro tercihindeyiz çoğumuz. Bir diziye giriyorsun, aylarını alıyor ön hazırlığın, sonra üç bölüm sonra yayından kalkıyor, bütün sezonun gitmiş oluyor. Sosyal medya, netflix, internet dizileri sektöre başka bir kapı açmaya başlayacak. Dizi yapmak elbette istiyorum, film de öyle, tiyatroya da hizmet ediyor.

Son deneyimlerin nelerdi sinemada ve televizyonda?

Mucize filminde oynadım, Muhteşem Yüzyıl’da oynadım. Bir sezon boyunca oynadım.

İsimsiz oyununu izleyen eleştirmenler de oldu. Nasıl değerlendiriyorsun yazıları?

Asu Maro’yu çok beğeniyorum, çok da güzel bir yazı yazdı. Genel olarak tiyatro eleştirisi de çok yok. Tanıtım yazısı gibi oluyor daha çok. Artık çoğu kişi yazmıyor. Türkiye’de eleştiri yazmak da çok zor.

Nitelikli oyun da çok yok. Kötü komedi, yüzeysel konular. Belki de biraz da bu yüzden eleştiri yok.

Nitelikli çok küçük bir alan var doğru. Köklü bir sanat algımız olmadığı için ortaya çıkan işler de çok sınırlı kalıyor. Sanatı çok geç öğreniyoruz. Eleştirmenlikte de görüyoruz bu durumu. Çok yanlış anlıyorlar. Yurtdışına sırf oyun seyretmek için gidiyorum. Karşılaştırınca ülkemizle, buradaki algıyla, çok geride olduğumuzu görüyorum.

Sayfa Derleme Süresi: 4.4999 saniye