Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı'ndan açıklama: Bandrol verilirken eserin içeriği kontrol edilmez

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, eleştirileri yersiz buldu...

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı'ndan açıklama: Bandrol verilirken eserin içeriği kontrol edilmez

Ankara'da, yazar Abdullah Şevki Yurtvermez tarafından kaleme alınan Zümrüt Apartmanı adlı kitap, pedofili içerikli bölümleri nedeniyle büyük tepki çekti. Ankara Cumhuryiet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında kitabın yazarı Abdullah Şevki Yurtvermez ile yayıncısı Alaattin Topçu, gözaltına alındı.

Yurtvermez ve Topçu, 'müstehcenlik' suçundan sevk edildikleri mahkemede, adli kontrol tedbiri uygulanarak, serbest bırakıldı.

KORSANIN ÖNLENMESİYLE İLGİLİ BİR FAALİYET

Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, söz konusu kitaba bandrol verildiği gerekçesiyle bakanlığın eleştirilmesinin yersiz olduğunu söyledi. Yavuz, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kitaplara bandrol vermekle yükümlü bir kurum olduğunu hatırlatarak, bandrol vermenin korsan yayıncılığın önlenmesiyle ilgili bir faaliyet olduğunu kaydetti.

Yavuz, "Bandrol o eserden kaç tane yayınlanacağının, kaç tane basılıp, satılacağının kayıt altına alınmasıyla ilgili bir şeydir. Bize ilgili yayınevi gelir; diyelim ki 5 bin tane kitaptan basılacak. Biz ona 5 bin adet bandrol veririz. Bu aslında korsan yayıncılığın önlenmesiyle ilgili bir faaliyettir. Bandrolün içerikle ilgili bir kontrol mekanizması olması beklenemez. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Kültür bakanlıkları bandrolü verirler. Sonuçta telif haklarını kontrol edebilmek, devletin vergi gelirlerini takip edebilmesi ve yayıncılık faaliyetinin istatiğinin bulunması anlamında kayıt altına alınması işlemidir. Kesinlikle içerikle ilgili bir şey değildir" dedi.

'BANDROL VERİLİRKEN İÇERİK KONTROL EDİLMEZ'

Bakan Yardımcısı Yavuz, ülkede hiçbir kurumun hiçbir yayının içeriğini inceleyip buna göre herhangi bir izin vermek durumunda olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Çünkü bu açıkça sansüre girer. Dünyada da böyle bir uygulama yoktur. Birkaç ülkede farklı mekanizmalar olduğunu biliyoruz. İran'da böyle bir kontrol mekanizması var. Bazı yayınların, bazı komisyonlardan geçmesi gerekiyor. Çin'de, Vietnam'da, Kuzey Kore'de var. Bunun dışında hiçbir ülkede bandrol verilirken eserin içeriği kontrol edilmez. Eserle ilgili bir sorun olduğu zaman bu adli makamlara yansır ve savcılık tarafından eserin toplatılmasına karar verilirse bu işlem uygulanır. Bu iki konuyu birbirinden ayırt etmemiz gerekiyor. Bandrol işleminin içerik kontrolüyle bir ilgisi yoktur, olamaz olmamalıdır. Bu açıkça sansür uygulaması olarak yorumlanacak bir şeydir."

'KİTABIN TOPLATILMASI KARARI ÇIKMASINI BEKLİYORUM'

Sosyal medyada bu tür müdahale taleplerini şaşkınlıkla takip ettiğine işaret eden Yavuz, "Özellikle bakanlığımıza eserin içine müdahale edilmesi taleplerini bu anlamda şaşkınlıkla karşılıyorum. Acaba 'sansür' talep ettiklerinin farkındalar mı bu paylaşımları yazanlar? Zaten bu konu ortaya çıktığı zaman konuyu hemen yargıya taşıyan ve savcılığa ilk başvuru yapan kurum biz olduk. Konu artık Cumhuriyet Başsavcılığının görev alanında, Adalet Bakanlığı'nın takibinde, ben kişisel olarak kitabın toplatılması yönünde bir karar çıkmasını bekliyorum" diye konuştu.

KİTABIN YAZARI BAKANLIKLA İLGİLİ NE DEMİŞTİ?

Kitabın yazarı Abdullah Şevki savcılık ifadesinde şu ifadelere yer vermişti:

"Kitap basılmadan önce Kültür Bakanlığı'na bandrol için sunulmaktadır. Sunulan kitaba onay verildikten sonra ise bandrol alınıp kitabın basımı gerçekleştirilmektedir. Kitapta suç unsuru olsaydı Kültür Bakanlığı'ndan bandol verilmezdi. Söz konusu kitabı sadece bir baskı yaptık ve bu baskıda 500 adet kitap basıldı bende bir tane kitap kalmıştı onu da polislere teslim ettim. Zira polisler kitabı bulamamışlar. Zaten şu anda herhangi bir yerde satılmamaktadır. Ayrıca söz konusu kitabın kitabın dijital bir baskısı da yoktur. Herhangi bir yerde yayınlanmamıştır."

Sayfa Derleme Süresi: 0.7250 saniye