Episode dergi Medyatava'ya konuştu: Dizi sektöründeki nitelikli işleri de, sektörün sorunlarını da tartışacağız

Medyatava ÖzelAralık'ta piyasaya çıkan Türkiye'nin dizi kültürü dergisi Episode, dizi tutkunlarının elinden bırakamayacağı bir içerik sunuyor. Derginin genel yayın yönetmeni Özlem Özdemir'le konuştuk...

Episode dergi Medyatava'ya konuştu: Dizi sektöründeki nitelikli işleri de, sektörün sorunlarını da tartışacağız

9 Aralık'ta piyasaya çıkan Türkiye'nin dizi kültürü dergisi Episode, dizi tutkunlarının kolay kolay elinden bırakamayacağı bir içerik sunuyor. Hem yerli hem de yabancı haber ve röportajları, inceleme ve analizleri, tavsiyeleriyle Episode, sektöre içeriden bakan, sektörün sorunlarını da konuşmaya, anlamaya niyetli bir dergi. Episode'u, derginin genel yayın yönetmeni Özlem Özdemir'e sorduk. Özdemir,  "Nitelikli işleri de, sektörün sıkıntılarını da konuşabileceğimiz bir yapı olmak istedik” diyor... 

Episode ve EpisodeYerli olarak, ön ve arka yüzünde çift kapaklı hazırlanıp iki ayda bir yayımlanacak derginin ilk sayısında, Farah Zeynep Abdullah, Taylan Biraderler, Hannibal Lecter rolüyle ikon haline gelen Mads Mikkelsen, online TV platformu Netflix'in içerik yöneticisi Ted Sarandos röportajları dikkat çekiyor. Bunların yanı sıra dizi analizleri, incelemeler ve tavsiyeler de var. Episode'un yazar kadrosunda deneyimli isimler yer alıyor: Uğur Vardan'dan Algan Sezgintüredi'ye, Can Bonomo'dan Deniz Özturhan'a, Çağlan Tekil'den Oben Budak'a alanında uzman pek çok yazar, her sayıda okuyucuyla buluşacak.

Peki Episode fikri nasıl doğdu? Biz, hem bunu hem de fazlasını sorduk, derginin genel yayın yönetmeni Özlem Özdemir, MEDYATAVA'ya anlattı... 

Derginin oluşum sürecinden başlayalım isterseniz. Fikir nasıl doğdu? 

Mylos Yayın Grubu olarak 2015 sonbaharında, Türkiye'nin tek polisiye kültür dergisi 221B'yi yayımlayacağımızı duyurmuştuk. 221B'nin ilk 6 sayısının kapaklarını da tasarlayan arkadaşımız Mazhar Bilgiç, konsept yayıncılığımızı farklı bir alanda devam ettirecek bir "dizi kültürü dergisi" yayımlamamızı önerdi. Biz de bu fikri çok değerli bulduk, heyecanlandık ve bir yıl önce Episode üzerinde çalışmaya başladık. 9 Aralık itibarıyla ilk sayımız raflardaki yerini aldı.

"2. sayıdan itibaren sayfa sayısı artabilir"

Yabancı içerik ağırlıkta ama yerli dizi içeriği de doyurucu. Nasıl bir dağılım yaptınız?

Episode fikrini geliştirmeye başladığımızda, aslında yerli dizilerle ilgili bir içerik hazırlamayı düşünmüyorduk. İçeriğin tamamı, yabancı dizilerle ilgili olacaktı. Neredeyse 1 yıl süren hazırlık çalışmaları devam ederken, önce yerli dizilerle ilgili 20 sayfa ayırmayı düşündük. Burada da çıkış noktamız şuydu: Türkiye, çok dizi üreten, ürettiği dizileri dünyanın farklı coğrafyalarına satabilen bir ülke. Her geçen gün büyüyen bir sektörden söz ediyoruz. Fakat sektör sağlıklı büyümüyor, sürelerin uzunluğu, reytingler nedeniyle erken bitirilen ya da reytingleri iyi gittiği için senaryo tıkanmasına rağmen ısrarla uzatılan diziler, dram ya da romantik komedi türlerine sıkışma hali... Diğer taraftan tüm bu büyük sorunlara rağmen, özgün ve nitelikli yerli diziler de yapılıyor. Ve tüm bunları düşündüğümüzde, yerli dizilerde emeği geçen herkesin sansürsüz konuşabileceği, sadece oyuncuların değil, yönetmenlerin, senaristlerin, sanat yönetmenlerinin, set emekçilerinin sektörü tartışabileceği sayfalarımızın olması gerektiğine karar verdik. Ayrıca nitelikli ve özgün işlerin iyi kalemler tarafından yazılacağı, eski dizilerin de tekrar hatırlatılacağı bölümlerimiz olması gerektiğini düşündük. Ve Episode'u aslında iki farklı derginin bir arada olduğu tek bir dergi olarak kurgulamaya başladık. 112 sayfa olarak çıktı ilk sayımız. 2. sayıdan itibaren sayfa sayımızın artması mümkün.

"Dizi Kültürü Dergisi" şeklinde tanımlıyorsunuz Episode'u. Siz bu kültürü nasıl yorumluyorsunuz? Özellikle Türk dizi kültürünü...

Diziler, son birkaç yıldır daha fazla hayatımızda. Dolayısıyla kesinlikle bir dizi kültürünün oluştuğunu söyleyebiliriz. Ben bunun biraz da yabancı dizilerin çok izlenmesiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. En azından tür ve janr konusunda seçici olabileceğimiz kadar farklı ve iyi diziler çekildi, çekiliyor. Dizilerde kitaplara, şarkılara, filmlere yapılan göndermeler; kostümler, diyaloglar, mekânlar... Tüm bunlar izleyicil açısından artık bir bütün. Bu nedenle "İzleyici fark etmez" anlayışından, eğer hâlâ kaldıysa, hızla uzaklaşılmalı. Aynı diziyi izleyen insanlar, sosyal medyada belirlenen etiketlerle henüz diziyi izlerken ya da izledikten sonra sahne sahne her şeyi yorumlamaya ve beğendikleri ya da beğenmediklerini anlık olarak paylaşmaya odaklılar.

"Basılı kitap veya derginin farklı bir değeri var"

Dijital dünyanın yazılı basınla yarıştığı günümüzde bu dergiyi çıkarırken herhangi bir çekinceniz oldu mu? 

Mylos Yayın Grubu olarak hem dijital hem basılı yayın yapıyoruz. Pulbiberdergi.com, Türkiye'nin çok yazarlı kültür-sanat-hayat portallarından biri. 221bdergi.com polisiye alanında özel içerik ürettiğimiz sitemiz ve Episode'un da ayrı bir dijital mecrası var: episodedergi.com. Dijital yayıncılık, hız ve süreklilik isteyen, yani zorlukları olan bir mecra. Episodedergi.com'da daha farklı bir yayın anlayışımız var matbu dergiye göre. Fragmanlar, özel haberler, çeviri haberler, o gün yayınlanacak dizilere dair gelişmeler... Dijital mecramızda bunları sürekli paylaşmaya çalışıyoruz. Episode'da ise günlük, anlık, hızlı haber vermek gibi bir anlayışla oluşturmadık derginin içeriğini.

Zaten iki ayda bir yayımlanan bir dizi kültürü dergisinde daha farklı bir içerik anlayışınız olması gerekiyor. Yıllar sonra da okunabilecek yazıların, röportajların, dosyaların olduğu; farklı disiplinlerden yazarların izledikleri dizileri değerlendirdiği arşivlik bir dergi olmasını istedik.

Basılı yayının daha fazla riski var tabii ki nesnel olarak. Basım, dağıtım, editöryel maliyetleri nedeniyle özellikle bağımsız bir yayın grubuysanız baş etmeniz gereken çok sorun oluyor fakat yine de basılı kitap ve dergilerin farklı bir değerinin olduğuna inanıyoruz. "Romantik" ya da böyle bir dönemde böyle bir dergi çıkardığımız için biraz "deli" olduğumuz düşünülebilir tabii. Yine de anlık bilgilerle yaşadığımız bu çağda, herhangi bir türde ya da konuda bir hafıza oluşturabilmenin en değerli yollarından biri dergiler bence.

Ekibi nasıl oluşturdunuz? 

Öncelikle farklı beğenileri ve yayıncılığın farklı alanlarında önemli deneyimleri olan editörlerimiz var: Yasemin Şefik, Engin İnan, Algan Sezgintüredi, Ufuk Kaan Altın, Heja Bozyel, Yoldaş Özdemir. Editör kadromuz da oldukça dinamik. Yazar kadromuzda farklı disiplinlerden önemli isimler bulunuyor: Uğur Vardan, Kerem Deren, Pınar Bulut, Ezgi Özcan, Can Bonomo, Oben Budak, Kaya Heyse, Esra Koçak, Çağlan Tekil... Yaz döneminden beri aramızda olmasını istediğimiz tüm yazarlarla tek tek görüşmeler yaptık ve nasıl bir dergi hayal ettiğimizi anlattık. Düşündüğümüz isimlerin çoğu, büyük bir istekle aramıza katıldı. Bu açıdan çok şanslıyız.

Elçin Yahşi ve Ekranella ekibi, ilk günden beri yazarlarıyla, yazılarıyla, önerileriyle çok destek verdi ve veriyor Episode'a. Ali Atalık, Eren Alphan ve Noluyo TV ekibi de Episode'un heyecanına ortak oldular. Bu katkıların ortak ve basılı bir dizi kültürü hafızası oluşturmak için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki sayılarda yeni yazarların aramıza katılacağını da ekleyeyim.

Dergi hakkındaki yorumlar nasıl? 

Oyuncular, yapım şirketleri, menajerler, senaristler, yönetmenler, dizi platformları, kanallardan çok olumlu dönüşler ve yorumlar alıyoruz. İlk sayımızın içeriği, yazar kadromuz, röportajlarımızın niteliği çok beğenildi. Bugünlerde biraz bunun keyfini sürüyoruz. Diğer taraftan da ikinci sayımızın hazırlıkları başladı ve sektördeki pek çok insan, yeni sayılarımız için önerilerini iletmeye başladılar.

Siz neler izliyorsunuz?

İçerde ve Vatanım Sensinin sezonun en iyi yerli dizileri olduğunu düşünüyorum. Yabancı dizilerde daha çok polisiye türündeki dizileri takip ettiğimi söyleyebilirim. Sherlock'un yeni sezonu başladı.  Breaking Bad, Black Mirror, How to Get Away with Murder, favori yabancı dizilerimden bazıları.

Teknolojik İşler Ofisi

Sayfa Derleme Süresi: 1.1367 saniye